80'ler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
80'ler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ekim 08, 2010

yurttan sesler v.2

Cuma, Ekim 01, 2010

dört günlük bir şey


Kadının 1980'de yazdığı sözlere bakınız:

İnsan böyle bir duyguyu yaşarken gerçek yaşamla tüm bağları kopmuşçasına ayakları yerden kesiliveriyor. Hoş bu zaman, bu bağlantısızlık da yaşam kadar gerçek ve doğal.

Perşembe, Temmuz 01, 2010

kim kimdir? // kenan evren


Ordu komutanı. 1980 darbesinin başındaki kişi, sonrasında cumhurbaşkanı ve ressam. 



80 darbesi sonrasındaki idamlar hakkında: "Hainleri asmayalım da besleyelim mi?", 3 Ekim 1984


Kıbrıs harekatı hakkında: "Netekim biz Kıbrıs'a girdik.. Baktık karşı koyan yok, x köyünü de alalım bari dedik, netekim orayı aldıktan sonra, ilerledik biraz içlere doğru, netekim baktık orda da karşı koyan yok, dedik burayi da alalım biz, ilerde masa başında toprak vermek zorunda kalırsak buraları veririz bari, onun üçün, onun üçün, onun üçündür kü, ben toprak tavizine sıcak bakıyorum."


Okullarda derslere zorunlu din dersi konulması hakkında: "Zaten halkın %75'i din dersi alıyordu."


1982 Anayasa referandumu hakkında: "Netekim oylarınızı hayırlı olsun diye Hayır'a basmayın. Hayır demek bu anayasayı onaylamamak demektir. Evet'e basınız."


Sivas katliamı hakkında: ""Gereksiz bir konuşma sonunda çıkan olay, solcularla dinciler arasındaki çekişmeye dönüşüyor. Bunu önlemek lazım. İnsan dinsiz olabilir. Ama bunu ilan etmenin gereği yok." 





Çarşamba, Haziran 09, 2010

şehri(n) ebesini (b)ellemek

pera müzesi'nde henri prost'un istanbul planlaması (1935-50) sergisini gezmeye giderseniz ardından bir de menderesin istanbul planlamasına bakmayı unutmayın. hatta hızınızı alamayın bir de dalan'ın istanbul planlamasına bakın. kendisinin istanbul planlamasından anladığı aşağıdakidir işte. peyzaj meyzaj dinlemeden koca bir semti boydan boya yararak yol açmak. 1984-86 arası gerçekleşen bu kıyımdan geriye yarıya bölünmüş binalar ve sosyal açıdan ikiye bölünmüş bir semt kaldı. şimdi başka cahillerin yönetimi altında o semtlerden biri tamamen yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya. şimdi aynı güzergah üzerinde yer altından raylı sistem geçiriliyor. 25 sene sonra. 

Pazartesi, Mayıs 24, 2010

hey gidinin orhan'ı

radikal ve özgün gencebay'cılık gibi zırvalar çıktı şimdi. o eskidendi yavrular.  orhan baba'nın 68-79 arası döneminin en süperli şarkıların, en radikal ve özgün bestelerin zamanı olduğunu düşünmekle birlikte 80'lerin ortasından sonra artık ana akım haline gelmiş, her müzik türünün içine sızmış olan arabeskin pek radikal ve özgün bir yanının kalmadığını belirtmeyi bir borç bilirim. kırılmaca darılmaca olmasın sonra.

şu güzelliğe bak (1969)


karizma oturmuş artık (1976)

orhan çarklar arasında (1979)

hey gidinin barış'ı

o hep çok iyi olmuştu. 80'den sonra bir haller oldu gerçi sebzeden hayvanat bahçesine, kağıt paradan lahmacuna uzanan geniş bir yelpazede ilginç eserler verdi, ama olsun. canım o benim. lale çağlar ile evlenirken düğünde misafirlere bu plağı dağıtmışlar. bir yüzü "ne kadar mutluyuz", diğer yüzü "ne kadar mutlusunuz". sene 1975







Salı, Şubat 09, 2010

mendili eline

talihsiz bir seçim olmuş

kenan temiz:

vakti zamanıyla, 80'lerin başında arabesk müziğin ve kültürünün en parlak döneminde piyasaya çıkan güzide bi sanatçımızdır. ne kadr tutmuş, kaç albüm yapmış bilene rastlamadım. ama benim bildiğim bi albümü var "mahkemeye versem seni asarlar":
kapağında bol pudralı suratıyla mevcut bıyık ve kirli sakalın görüntüsüne adı üstünde "temiz" bi görüntü katmak için olsa gerek; elinde bir dar ağacı halkası ve tehditkar bir bakışla sevdiceğine ya da kızdığı her kimse "bunu görüyon mu sen" bakışı atan bi fotoğrafı vardır. görülmeye değer. yine iç kapağında gazete kağıdı üstüne kurulmuş çilingir sofrasında elinde tesbihli bi pozu daha vardır..
parçalarının isimleri ise ayrı bi efsanedir;

- mahkemeye versem seni asarlar
- arkadaşlarla güzel bi masa seçtik meyhaneden
- yar beni vs.

bu bağlamda orçun kunek konseptinin atası olduğunu iddia edebiliriz-umarsızca ve hunharca..

Çarşamba, Ekim 14, 2009

wand


"niemand hat die Absicht ein Wand zu erstellen"

berlin'de duvarın yıkılışının 20. yılı kutlamalarında oyuncuların dev kuklalar sahnenin de şehir olduğu bir sokak tiyatrosu oynanmış. duvar'ın ayırdığı büyük dev ile küçük dev (resimdeki), berlin sokaklarında birbirlerini arıyorlar. hikayenin tamamı ve diğer fotoğraflar.

Cuma, Haziran 26, 2009

eni yacı yokke


annanemlerin evinde ablamın elinde bad albümünü gördüğümü hayal meyal hatırlıyorum. maykıl ceksın çok manyak bişeymiş. evde saatler süren moonwalk denemeleri. ayakkabıların parmak ucunda yükselip bir el hayali bir şapkayı tutarken diğer elle apış arasını tutarak dengede kalmaya çalışıyordum. ilk ve orta okul hayatım öğretmen masalarının üzerinde geçti maykıl ceksın yapıcam diye. black & white'da yüzlerin birbirine dönüşmesini hayretle izleyip, sonunda araba parçaladığı, sansürlenen bölümü görmek için kanal kanal dolaşmıştım.

işin garip tarafı, dünya üzerinde yukarıdakine benzer hikayeleri anlatabilecek birkaç yüz milyon kadar insanın olması. 80'leri ve 90'ları iki kelimeyle anlatmak gerekse herhalde maykıl ceksın demek yeterli olurdu. son yüzyılda dünya üzerinde bu kadar çok bilinen, sevilen ve taklit edilen başka bir insan daha olmuş mudur bilemiyorum.

bu kadar ikonik insanların ölmesini kavramakta da güçlük çekiyor insan. her ne kadar bir burukluk hissetmiş olsam da içinde, bence maykıl ceksın zaten 90'ların sonunda ölmüştür. maddi ve manevi acılarından kurtulduğu için mutludur bile belki şimdi. huzur içinde yatsın.

bu arada en güzel maykıl ceksın şarkısı kesinlikle kipon vitı toştoş donsatti gerino'dur.

not: bu arada çarli'nin meleklerinden farah fawcett de öldü. dünya o kırmızı mayolu fotoğrafı unutmayacak.

Cuma, Mayıs 29, 2009

özdemir kurbağasurat

özdemir erdoğan'ın hastasıyım. hoş, en son televizyonda gördüğümde din ve ahlak konusunda bir takım anlamsız yorumlar yapmaktaydı (sanırım kanserden kurtulan insanlarda böyle bir eğilim oluyor), ama çok da umurumda değil açıkçası. kanserden kurtulması değil, bu yorumları. canım senle (seninle de değil bak) olmak istiyor gibi bir albüm yapan, bu albümün içine ayrılık zor, gözlerim bir yerden aşina size, insanoğlu tuhaftır gibi parçaları koyan, o süper sakin ve ustaca soloları atan adama ben "cihat yapıcaz" dese gıkımı çıkarmam valla.


bir de türk halk müziği parçalarını yorumladığı bir "türk halk müziği yorumları" albümü vardır. oradaki uyarlamalar da mükemmeldir gerçekten. ancak bugün söylemek -açıklamak- istediğim asıl konu bu değil. bugün size özdemir erdoğan'ın gerçek kimliğini açıklayacağım. özdemir erdoğan aslında KERMİT'tir!! evet yanlış duymadınız. özdemir erdoğan kermit'in insanlar dünyasında vücut bulmuş halidir. surat yapısıyla, gırtlaktan gelen kendine has burnu tıkalı sesiyle, elinde gitarı umutsuz aşk şarkıları söylemesiyle, naifliği ile, bize gerçek kimliği ile ilgili ipuçları vermektedir. aha buyrun!

Cuma, Mayıs 01, 2009

biri acılı ezme söylesin

erkin koray'ın çaptan düşüp yeşilköy'de bir pizzacıda orguyla şarkılar söylemeye başlamasına ön ayak olan albümdür kanımca "benden sana". hamburg bit pazarından ucuza kapattığı orguyla kendin pişir kendin ye modunda bir çalışma yapmış koray 1982'de. şimdi saygısızlık yapmış olmak istemem ama albüm gerçeken rezalet. aynı anda hem hint, hem arabesk, hem taverna müziğinden böylesine etkilenen bir albüm bulmak zordur sanırım. arada bir iki bateri ve tabla dışında herşey ama herşey org'la çalınmış. müzikler sıradan, sözler ise son derece sıkıcı ile rahatsız edici derecede anlamsız arasında bir yerlerde geziniyor. ben şahsen erkin koray'ın tamamen kendi iradesiyle "patron adana kebabı yollasın, isterse hesabı peşin alsın" ya da "biri acılı ezme söylesin biri de hemen boşları alsın" gibi şeyler söylediğine inanmak istemiyorum.


neler yok ki bu albümde, iç bayıcı "ay bi tane", sinir bozucu "sayın arkadaşım osman", duygusal alanımızı daraltan "silinmeyen hatıralar". Eğer bir Aşka Aşığa'yı, bir İstemem'i, ne bileyim Türkü'yü, Cemalım'ı falan seviyorsanız bu albümden şiddetle uzak durmanızı tavsiye ediyorum.
ve fakat son olarak belirtmek isterim ki gelmiş geçmiş en fantastik Erkin Koray şarkılarından biri olan Ankara Sokakları da bu albümdedir. O araya karışmış herhalde öyle. Onu ayrıca bir yerden bulup dinleyin.

Pazartesi, Mart 19, 2007

derdiyoklar

malatya'lı iki genç almanya'nın darmstadt kentine yerleşip müzik yapmaya başlarlar. Ben herhangi bir kalıba sokmakta zorlanıyorum. Zira albümlerde özgün pop ya da easy listening arabesk yapan bu arkadaşlar, konserlerde -bunlar tabi oradaki düğünler oluyor- bir saykodelik disco folk grubu haline dönüşüyorlar. white stripes falan bütün orjinalliğini yitiriyor bunları dinleyince. al işte bir gitar bir bateri alternatif folk yapıyor adamlar.

ayakkabı ile gitar çalmak mı dersin, davullar üzerinde gezinme -bagetlerle tabi- mi dersin, ne ararsan var. Bir de bütün bunların ortada çocukların koşturduğu, sahneye gelip peçete ile istek yaptığı bir ortamda gerçekleştiğini hesaba katarsak olayın kiçlik boyutu ikiye katlanıyor. Neyse ben sizi Derdiyoklar ile başbaşa bırakıyorum.


Pazartesi, Kasım 06, 2006

mein freund esel


barış manço bremen'e geldi geçende. bu video'yu çektik. çok özlemişim kendisini.

aslında 80 ihtilalinde almanya'ya kaçan cem karaca için yazmış bu şarkıyı. bilmiyordum. tipler fena halde seksenler zaten, yıldırım şeklinde gitar, elektronik davul mu desem ne desem ismini bilmediğim vurmalı zımbırtı, vatkalar, gözlükler.