tebrik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tebrik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mayıs 06, 2012

üzüntü ve mail kabuğu

internette pek anlam veremediğim bir duygusal tepki şekli var.
üzüntüsünü, sevincini, heyecanını mail yolu ile iletmek. ilk bakışta normal kabul edilebilecek olsa da idda ediyorum ki öyle değildir. bir örnek ile açıklayayım:
diyelim ki bir insan -hiç istemesek de- vefat etti. bu durum bir mail yolu ile belli bir topluluğa dahil olan (edirne iş adamları derneği ya da afyon gay-lezbiyen katolik taşfırın ustaları) insanlar ile paylaşıldı. bakıyoruz ki bu haberin hemen ardından taziye mailleri gelmeye ve benim de kafam karışmaya başlıyor. şimdi birinci itirazım tepkinin şekline. bu 'ah! çok üzüldüm! yıkıldım!' diyen kişi bu haberi eş zamanlı olarak almamıştır, maili atmadan en azından 30 saniye önce hissetmiştir bu üzüntüyü. peki o zaman mailde bu duyguyu diğer insanlara iletmek için yeniden yaratması, ya da tam da yazarken yaşıyormuşcasınalaştırmasında nasıl bir mantık vardır?
ikinci itirazım da tepkinin kendisine. mail yoluyla bir kişinin ölüm haberini alan bir insan için iki ihtimal vardır: ya bu kişiyi şahsen tanıyordur, ya da tanımıyordur. eğer tanıyorsa zaten bir telefon açar ya da cenazesine ya da taziyeye giderek üzüntülerini bizzat belirtir. eğer tanımıyorsa zaten o kişinin ölümüne duygusal bir tepki vermesi gariptir. bir üçüncü ihtimal de tanımıyor ama genel olarak bir insanın ölümüne üzülüyor olabilir.
bana kalırsa her üç durumda da bu kişinin o topluluğa bu durumdan duyduğu üzüntüyü bir mail yoluyla bildirmesi anlamsızdır. birincisi vefat eden kişi o topluluğa aittir ancak yakınları büyük ihtimalle değildir, ikincisi vefat eden bir kişinin yakınları mail bakacak durumda değildir, üçüncüsü de bir kişinin başka bir kişinin ölümünden dolayı duyduğu üzüntü kişisel bir duygudur ve bu bilgi aynı topluluğa ait diğer kişileri ilgilendirmez.
çok benzer bir durum tebrik mesajları için de geçerli, o yüzden aynı şeyleri yeniden yazmıyorum. sadece vefat haberi yerine ödül/başarı/birincilik şampiyonluğu taziye yerine de tebrik/kutlama kelimelerini koyarak okuyabilirsiniz.

tebrikler.

Perşembe, Temmuz 03, 2008

yeni yaşta kurumsal kutlayışlar

hepsinden önce kitapyurdu vardı. doğumgünüme daha saatler varken attıkları bir maille doğumgünümü kutladıklarını ve bugün yapacağım alışverişlerde kargo ücreti alınmayacağını bildirdiler. o an sarılıp öpmek istedim kendilerini gerçekten. hemen gittim iki kitap aldım. kargo ücreti de vermedim. allah onlardan razı olsun. arkasından bir kaç saat süren bir sessizliğin ardından 12'ye iki dakika kala arkitera kısa ve öz bi mesajla bana iyi seneler diledi.


merhaba avşar diyerek samimi bir hava yakalamışlar. ancak ne bir promosyon, ne bir teklif, ne bir şey. kuru kuru tebrik. tabi ki çöp kutusunu boyladı o posta. son olarak da hsbc'nin pastalı mumlu kurdeleli pek grafik iyi ki doğdunuz maili geldi.



sayınlı kısmı ile tebrik kısmı arasındaki font uyuşmazlığından ve gece 12'yi bilmemkaç geçe gelmesinden de anlaşılabileceği gibi otomotik olarak yollanmış bu e-postadan da hiç hazzetmedim. hatta kendisine arkitera'nınkinin de ötesinde bir nefret duydum. zira arkitera en azından mütavazı ve "ben otomatik bir mesajım, alabildiğine sade, sana gül bahçesi vaad etmiyorum" havasındayken eyçesbiisii'nin maili daha bir iştah kabartıcı daha bir beklenti uyandırıcı. sanki her an "bugün doğumgününüz o yüzden hesabınıza helalinden 20ytl yatırdık." ya da "doğumgününüzde alacağınız ihtiyaç kredisine fazladan 36 taksit daha yapıyoruz var mı ulan?" diyecekmiş gibi bir havası var. ama nerde? sevmiyorum seni hsbc, açıp baksaydın hesap hareketlerime, daha doğrusu hareketsizliklerime, seni ne kadar sevmediğimi anlar ve bunu değiştirmek için bir şeyler yapardın ama artık çok geç. üzgünüm.

son olarak ise zibidik ereyon adlı alışveriş sitesinden bir tebrik mesajı geliyor. bu sanırım şu ana kadarkilerin en kötüsü. hem alışveriş sitesi olmasına rağmen hiç bir hediye, bir 3 alana 5 bedava efendime söyliyeyim, bir 100 liralık alışverişinizde 1 lira bizden jesti yapmıyorlar, hem de ağzı burnu kaymış internet adresinde büyük harf kullandıkları düdük gibi bir e-posta yolluyorlar. zaten hiçbir şey almamıştım buradan, bundan sonra da almam. elveda ereyon.

kurumsal tebrik e-postalarım şimdilik bu kadar. günün ilerleyen saatlerinde umarım daha yaratıcı, daha bol hediyeli jestli mestli bir şeyler gelir.

Perşembe, Şubat 14, 2008

aşşşkımaşkkııımmmaşkkkk

bu seneki sevgililer gününe mhp'nin 'vatanını seven herkesin sevgililer günü kutlu olsun' ve istinye park'ın 'sevgilim bir odun' meşazlarının damgasını vurduğunu düşünüyorum.
ilk mesajda bir 'sevmeyen de s.ktirsin gitsin' baştansavmacılığı, ikincisinde de 'ne?! sevgiline hediye almadın mı? harbi odunsun abi' seklinde pompalanan tüketim güdüsü en astiğmat gözlerden bile kaçmıyor sayın seviciler. benim tuzum kuru tabi.

Pazartesi, Aralık 31, 2007

cingıl bels noel şarkısıdır

bütün gün yortu demek istiyorum.
yılbaşı mesajlarının da -yortu- bayram yortusu tebriklerinden farkı yorktu ama artık takatim kalmadı yazacak. yortu. o yüzden lafı kısa kesiyorum. yort. aha bu da benim yılbaşı hediyem. türk işi yılbaşı ağacı. ilerde çok para kazanıcam bundan. yapıp yapıp satıcam. hepinize iyi yıllar falan.
























ışıkları da blink blink ediyor ama fotoğrafta görmek mümkün değil. keşke bi de yanmazken çekip gif yapsaymışım. gelecek sorular için şimdiden söyleyeyim. evet o lambalar çıplak ampul, evet ben yaptım, evet önünde kocaman maaşallah kurdelesi var, hayır onlar gerçek dantel değil, evet bardaklarda gerçekten çay var. sanırım bu kadar.

Cuma, Aralık 28, 2007

bayram abi ve yeni kıl

taa günler öncesinden başlıyor. british council. bana güzel bir bayram ve iyi bir yıl diliyor. hayatım boyunca önünden bile geçmemişim british council'in. ona ne benim bayramımdan. bu da yetmiyor, yeni yıl dileklerimi elektronik olarak göndermek istersem e-card sayfalarını ziyaret edebilirmişim. işim gücüm yok, anlamsız ve samimiyetsiz e-cardlar göndereceğim insanlara. hiç sanmıyorum biritiş kansil.




ardından miles&smiles geliyor. mutlu bayramlar diyor m&s. bu bayram da dünyanın tadını onlarla çıkaracakmışım. her uçuşuma verdiğiniz tırnak kadar hediye mille biraz zor çıkarırım. kuru kuru bayramımı kutlayacağınıza bir 200 mil verseniz bana mesela ne güzel olmaz mıydı?



ardından sabancı fırtınası başlıyor. neredeyse her departmandan tebrik mesajları yağıyor. buna isimlerini bile duymadığım insanların bireysel mesajları da eklenince iş çığırından çıkıyor.

ilk mesajımız yönetici geliştirme merkezinden. kendilerinin varlığından bile haberim yok. neyse kart fena değil ama gören de bayram süper neşeli ultra eğlenceli birşey sanacak. her kurban bayramında sokaklar insan ve koyun kanları ile sulanmıyor mu sevgili yönetici geliştirme merkezi? e-mail ile bayram kutlamayı reddeden binlerce insan trafikte saatler ve saatler geçirmiyor mu? ha renk derken kirli kırmızı ve griden bahsediyorsanız diyecek birşeyim yok tabi.




yazma becerileri merkezi, imla hataları ile dolu bir mesajla Sabancı Üniversitesi ailesine mutlu ve sağlıklı nice bayramlar diliyor. nice bayramlar lafından umutlanıyorum, belki 5-10 bayramımı birden kutlamışlardır diye.

ardından mali işler direktörlüğü bir önceki ile aynı programla hazırlandığı ayan beyan ortada ve sadece bir grafikten ibaret olan bir maille kutluyor bayramımı. ben de kendilerine maaşımın üçte birinin nereye gittiğini sormak istiyorum. tutuyorum kendimi.




bunu takip eden dakikalarda yönetim bilimleri fakültesi hiç geri kalmıyor ve aynı formatta fakat hem türkçe hem ingilizce hazırlanmış şahane mesajı ile çakıyor tebriği. yalnız mesajın ingilzcesinde 'we wish you a happy holiday season' diyor. yani aslında bayramımı kutlamıyor da bana mutlu bir tatil sezonu diliyor. bu şekilde bayram=tatil denklemi empoze ediliyor tebrikanta. ayrıca benim bildiğim season uzun süreler için kullanılan bir kelimedir. summer season, hunting season gibi. 3 günlük tatilin neresi sezon oluyor anlayabilmiş değilim.



anlamaya anlamaya bir sonraki tebriğe geçiyorum. bu da öğrenci kaynakları biriminden geliyor. 'nice güzel bayramlara' diyor öğrenci kaynakları birimi. öğrenci değilim, ama olsun yine kabul etmemezlik etmiyorum. yalnız tebrik kartı bir yerden tanıdık sanki. bu arada bu kutu kutu kartların üzerindeki resimlere de dikkatinizi çekmek istiyorum. şeker bayramı tebrik kartı olduğu ayan beyan ortada olan bu kartları yollama cesaretini/ yüzsüzlüğünü?/ tembelliğini? gösterdikleri için bütün bu birimleri alınlarından öpüyorum.






bayramınız mübarek olsun


sabancının bilimum birim, ünite. merkez ve fakültesinden aldığım tebrik mesajlarından sonra doğrudan pazarlama iletişimcileri derneği ve seyahat sigortam sekreteryası gibi abidik gubidik yerlerden mesajlar gelmeye devam ediyor. bu noktada sekreteryanın maili gerçekten evlere şenlik, umarım burada görünebilirler:


KURBAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMİZ İLE KUTLAR ,
BERABER GEÇİREBİLECEĞİMİZ DAHA NİCE HAYIRLI VE MUTLU
BAYRAMLAR DİLERİZ......

gözlerim doluyor. içim kalkıyor. ağlamak istiyorum. ışık hızı ile siliyorum mesajı.

sayın rektörüm karadoğan'ın bayram tebriği süsü verilmiş 'mezunkartıalırsanızbütünbuhizmetlerimizdenyararlanabilirsinizbakınne
kadarçokçalışıyoruz' mesajı geliyor. sempoş bir yapıya sahip olmaması ve ilerde faydalanabileceğim bir hizmetten bahsetmesi açısından çok fazla kızamıyorum. siliyorum ve geçiyorum.

yine beni benden alan bir bayram tebriği mail yağmuru da alman lisesi mail grubuna geliyor. en anlamadığım olay da bu. tanıdığın bildiğin adamın bayramını -illa e-mail ile kutlayacaksan- ona özel bir mail atarak kutla. ben seni hayatımda görmemişim, bayram tebriğini ne yapayım? sinirlerim tepeme çıkıyor. 'herkesin kurban bayramını mübarek olması dileği ile kutlarım'lar, 'daha önce kutlamıştım ama hadi bir daha kutlayayım'lar, 'ay ne kadar çok tebrik mesajı geldi her aybaşını bayram yapalım'lar, '136 yıldır bayram kutluyorum böylesini görmedim'ler -ne gördüğünü bir de ben anlayabilsem-, 'hem bayramınızı hem noelinizi kutlarım -öylesine de tüm dinlere eşit mesafede bir insanım'lar, 'bayramınızı kutlarım bu arada websitem yenilendi bakmaz mısınız'lar -bakmayız- ve niceleri.



buraya kadar yazdıklarım sadece mail yoluyla gelen tebrikler. facebook'u ve oradan gelen yine birbirinden sıkıcı mesajlara, oyuncak ayılara, koyun karikatürlerine ve bilimum sempoş tebriğe hiç değinmiyorum bile.

tüm bunlar bitti derken yılbaşı mesajları akmaya başlıyor, iyi seneler, mutlu yıllar, beraber sağlıklı mutlu bir yıl geçirmek dileğiyle, beraber duvara kafa atmak niyetiyle, yılbaşında kafaları bir dünya yapmanız dileğiyle, yeni yıla yepyeni donlarla girmeniz temennisiyle, en kötü yılımız böyle olsun lan dilerim, yeni yılınızı en içten böreklerimle kutlarım be, yeni yılda bütün kalorüferler istediğiniz gibi olsun işallah....çıldırmak işten değil.

Pazar, Aralık 23, 2007

evlilik dilekleri

bir gün evli bir çifti tebrik ederken 'allah bir ömür boyu birlikte gelmek nasib etsin' demek istiyorum. mutluluğun sırrı orda değil mi sonuçta?