Pazartesi, Temmuz 29, 2013
Türkün Tasarımla İmtihanı: Bir Pazarın Dönüşüm Hikayesi
Perşembe, Şubat 24, 2011
yapıbozun
servise binmek için beşiktaş'tan taksim'e gelirken yenilenmekte olan deniz müzesinin, onun yanında yerine yerin altına inecek bir otel yapılacak olan eski astro türk tütün fabrikasının, başbakan için yeniden düzenlenen alanda artık olmayan otobüs durağının, üst geçidin, iskelenin yanındaki çay bahçesinin önünden geçmiştim.
solumdan dolmabahçe sarayı akarken sağ tarafımda onun arka bahçesine kondurulmuş olan swissotel yükseliyordu. artık yıkım kararı çıkmış olan Mithatpaşa ya da İnönü ya da Dolmabahçe ya da Fi-Yapı Stadyumu'nun etrafından dönerken sağda -eğer böyle bir şey varsa- dünya imar planları tarihine geçecek bir operasyonla -ve herşeye ve herkese rağmen- yapılıvermiş süzer plaza a.k.a 'gökkafes' tüm ihtişamı ile boğaza bakıyordu. içim sıkışarak taksim'e ulaşmıştım.
hayalet akm'nin önünden kalkan servis, önce taşkışla'ya hava atan hyatt ve ceylan intercontinental otellerinin sonra yıkılıp yerine yenisi yapılan divan oteli'nin önünde kırmızı ışıkta durdu. cumhuriyet caddesini dikine geçip dolapdereye doğru inerken solda sanırım sadece ön cephesinin önemli olduğu düşünülmüş olan habertürk binası, sağda ise zaten yüksekte olan tepenin (elmadağ) üzerine bir dev gibi kondurulduğundan aşağıki vadiye (dolapdere) kafa tutan rixos binası vardı.
bir şehrin hafızası binalarına siner. binalar yıkılınca anılar da yiter.
Çarşamba, Şubat 02, 2011
yimeh gaşşığı
bugün sipariş verdim kendisinden baget'i -bizim köyde tavuk budunun alt kısmına baget derler- yanlış anladığım için göğüs etli vasat bir baget sandviç yedim. beğenmedim. bir dahakine köşedeki kanatçıdan söyleyeceğim.
Pazartesi, Ekim 18, 2010
çok özel
Gitmek isteyen olursa Beşiktaş Vişnezade Mahallesi'nde.
Pazartesi, Temmuz 26, 2010
beşiktaş rehberi #4: benden uzak allaha yakın
beşiktaş rehberi #3
cozutuk teyzenin hayvancı dükkanından görüntüler. biraz overcrowded bir durum var. kafesteki bu hayvancıkların çok da mutlu olduklarını sanmıyorum.
beşiktaş rehberi #2
beşiktaş ıhlamurdere caddesi üzerinde manyak bir hayvancı dükkanı var. manyak derken işleten kadından bahsediyorum. kendisi anlatılmaz yaşanır bir insan. böyle, nasıl desem, bir garip. bazen alışveriş yaparken gelip kızıyor, hayvanlara bakanları kovalıyor falan, ilginç bir tip işte. kendisi tükkan girişine şöyle bir duyuru yapıştırmış. işini gerçekten ciddiye alıyor olmalı. gün olur da yolunuz düşer de kadın orada yoksa...SAKIN KİMSEYE SORMAYIN. KİMSE BİLMEZ. ERGEÇ GELİR O. BEKLEYİN!
beşiktaş rehberi #1
haziran ayında yandı bu bina, göz göre göre, beşiktaş'ın göbeğinde. kimse birşey yapamadı. o gün bu gündür öylece duruyor. önünden geçmek, içine bakmak, düşünmek acı veriyor insana. büyük ihtimalle tez zamanda kalan kısmı da yıkılıp yerine yeni ve çirkin bir bina yapılacak. şehrin bir çok yerinde olduğu gibi. zaten ufala ufala ç.k kadar kalmış kültürün ufak da olsa bir elemanı daha silinip gidecek. önüne de ancak önüne gidince okuyabildiğiniz bir uyarı asmışlar. eksik olmasınlar.
Cumartesi, Nisan 17, 2010
kendinizi şomartın
Pazar, Aralık 13, 2009
bjk
ankete git.
Cuma, Eylül 11, 2009
yahya kemal mehmet
bundan birkaç ay önce parkta neden olduğunu anlamadığım bir şekilde yenileme çalışmaları başlatıldı. bütün park kazıldı, taşlar yerinden söküldü, onların yerine rulo çimler ve eskisinden az farklı taşlar döşendi. son 2 senede istanbul'u işgal eden, neredeyse sadece çocukların ve türbanlı teyzelerin kullandığı, telemarketing reklamlarından fırlamış, estetik faciası abidik jimnastik aletleri yerleştirildi bir köşeye de. en beteri de doğaları itibariyle zaten yeşil olan ağaçlar kocaman yeşil halojen ışıklarla aydınlatıldı. geceleri bu parkta gezerseniz belki siz de küçük, şirin marslılarla karşılaşabilirsiniz.
yine de, bütün bunları bir kenara koyuyorum. fantastik boyutlara varmış olsa da, artık klasikleşmiş olan belediye zevksizliği ve gereksiz tadilat mantığı beni çok fazla şaşırtmıyor. benim, bu parkın yeni düzenlemesini planlayan ve bunu onaylayan arkadaşlara tek bir sorum var:
adı yahya kemal beyatlı parkı olan ve içerisinde de parka adını veren kişinin bir heykeli olan bir parkın orta yerine neden kırmızı mermer üzerine altın görünümlü heyüla gibi bir fatih sultan mehmet heykeli dikme ihtiyacı duydunuz?
Pazar, Mart 08, 2009
kadınlar günü
kadınlar günüm oldukça bereketli geçti. öğle saatlerinde kapıma (ve apartmandaki bütün kapılara) ismail ünal tarafından bir tarafı şeffaf folyo bir tarafı delikli çiçek kağıdından bir zarf içerisinde beyaz bir karanfil bırakılmış, çok duygulandım. akşamüstü ise tezgahını kurmak için oldukça iyi bir yer seçmiş olan sibel çarmıklı'nın amerikan usulü seçim kampanyası bürosunun önünden siyah plastik bir kap içerisinde çuha çiçeği aldım. kabın üzerindeki etiket tarafından kadınlar günüm kutlandı. ancak çiçekler çevredeki %90'ı erkek olan bir güruh tarafından 5'er 10'ar götürüldüğünden, bana tam açmamış ve biraz pörsümüş bir tanesi kaldı.
bu iki belediye başkan adayının hareketleri de çok hoşuma gitti doğrusu. ayrımcılığa karşı, bütünleştirici bir yaklaşım. biri evde kimin yaşadığına bakmaksızın paspasın üzerine karanfil kondurmuş, diğeri kadınlar gününü hem de bir kadın aday olarak nasıl yararıma kullanırım mottosu ile kadınına erkeğine bakmaksızın çiçek dağıtıyor.
o değil de seyfi soyukal ne yaptı acaba?













