70'ler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
70'ler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Şubat 18, 2012
gastarbeiter
işçiler çağırılmıştı ama insanlar geldi.
Perşembe, Aralık 08, 2011
lego kataloğu
Lego 73'te daha iyiymiş bence. Tek yapımlık Bionic setleri falan hiç Lego'ya uygun gelmiyor bana. Standart set bulmakta da zorlanıyorum.
kataloğun tamamı.
Cuma, Aralık 03, 2010
aylavyu
etiketler
70'ler,
arabesk,
bandaly family,
kuveyt,
rock
Cuma, Ekim 08, 2010
Cuma, Eylül 03, 2010
dijital arkeoloji: tren...öpsün seni zeki müren
ya eskiden insanlar gerçekten daha hoşgörülüymüş ya da zeki müren ne yapsa oluyormuş. ya da ikisi birden. döner sahne, uzaydan gelen prens falan. mütiş kafalar bunlar. rispek.
etiketler
70'ler,
dijital arkeoloji,
konser,
türkiye,
zeki müren
Pazartesi, Mayıs 24, 2010
hey gidinin orhan'ı
radikal ve özgün gencebay'cılık gibi zırvalar çıktı şimdi. o eskidendi yavrular. orhan baba'nın 68-79 arası döneminin en süperli şarkıların, en radikal ve özgün bestelerin zamanı olduğunu düşünmekle birlikte 80'lerin ortasından sonra artık ana akım haline gelmiş, her müzik türünün içine sızmış olan arabeskin pek radikal ve özgün bir yanının kalmadığını belirtmeyi bir borç bilirim. kırılmaca darılmaca olmasın sonra.
şu güzelliğe bak (1969)
karizma oturmuş artık (1976)
orhan çarklar arasında (1979)
hey gidinin barış'ı
o hep çok iyi olmuştu. 80'den sonra bir haller oldu gerçi sebzeden hayvanat bahçesine, kağıt paradan lahmacuna uzanan geniş bir yelpazede ilginç eserler verdi, ama olsun. canım o benim. lale çağlar ile evlenirken düğünde misafirlere bu plağı dağıtmışlar. bir yüzü "ne kadar mutluyuz", diğer yüzü "ne kadar mutlusunuz". sene 1975
hey gidinin cahit'i
john gibi adam. daha bile havalı belki. ama o zaten hiç olamadı. bir 10 sene işte, en son 1977'de olmuş. o kadar.
etiketler
60'lar,
70'ler,
cahit oben,
müzik,
türkiye
hey gidinin bülent'i
Perşembe, Mart 25, 2010
Pazartesi, Haziran 22, 2009
halay eşiği
peyote'de dj'lik gecelerinde çok farklı senaryolarla karşılaşmak mümkün. kimi zaman mekan büyük bir hızla boşalırken, kimi zaman insanlar saatlerce orta kattan çıkmayıp sabahı edebiliyorlar. bu iki durumun bir nevi kombinasyonu olan senaryoda ise önce konser sonrası insanların %70'i 1-2 saat içerisinde dağılıyor ve geri kalan insanlar çılgınca eğlenip sabahı ediyorlar. ancak hangi durumun ne zamam gerçekleşeceğini öngörmek neredeyse imkansız.
işte dün bu üçüncü durum yaşandı. önce çalacaktım, sonra sadece konser öncesi çalacak oldum, bu yüzden en sıkı şarkıları acımadan çaldım ve fakat konserin başlamasına yarım saat kala sonrasında da çalacağımı öğrendim. durum böyle olunca konser sonrası şarkılar ister istemez önce türkçe rap'e oradan 60'lar 70'ler rockına oradan da yine o dönemlerin bildiğin oyun havalarına kayıverdi. dans pistlerinde ilk kez denediğim zafer dilek, dinleyicilerden tam not aldı. saat 03:45 gibi halay eşiği aşıldı. kapanış erkin koray'dan tımbıllı (birinci video), ve barış manço'dan derule (ikinci video) ile geldi. saatler 04:35'i gösteriyordu. insanlar sakinleşsin diye özdemir erdoğan'dan yarın belki geç olur çalarken sivil polis falan geldi. ışıklar açıldı, ses kısıldı, evlere dağıldık, yattık uyuduk.
işte dün bu üçüncü durum yaşandı. önce çalacaktım, sonra sadece konser öncesi çalacak oldum, bu yüzden en sıkı şarkıları acımadan çaldım ve fakat konserin başlamasına yarım saat kala sonrasında da çalacağımı öğrendim. durum böyle olunca konser sonrası şarkılar ister istemez önce türkçe rap'e oradan 60'lar 70'ler rockına oradan da yine o dönemlerin bildiğin oyun havalarına kayıverdi. dans pistlerinde ilk kez denediğim zafer dilek, dinleyicilerden tam not aldı. saat 03:45 gibi halay eşiği aşıldı. kapanış erkin koray'dan tımbıllı (birinci video), ve barış manço'dan derule (ikinci video) ile geldi. saatler 04:35'i gösteriyordu. insanlar sakinleşsin diye özdemir erdoğan'dan yarın belki geç olur çalarken sivil polis falan geldi. ışıklar açıldı, ses kısıldı, evlere dağıldık, yattık uyuduk.
etiketler
60'lar,
70'ler,
barış manço,
dj,
erkin koray,
halay,
müzik,
peyote,
replikas,
video,
zafer dilek
Cuma, Mayıs 29, 2009
özdemir kurbağasurat
özdemir erdoğan'ın hastasıyım. hoş, en son televizyonda gördüğümde din ve ahlak konusunda bir takım anlamsız yorumlar yapmaktaydı (sanırım kanserden kurtulan insanlarda böyle bir eğilim oluyor), ama çok da umurumda değil açıkçası. kanserden kurtulması değil, bu yorumları. canım senle (seninle de değil bak) olmak istiyor gibi bir albüm yapan, bu albümün içine ayrılık zor, gözlerim bir yerden aşina size, insanoğlu tuhaftır gibi parçaları koyan, o süper sakin ve ustaca soloları atan adama ben "cihat yapıcaz" dese gıkımı çıkarmam valla.

bir de türk halk müziği parçalarını yorumladığı bir "türk halk müziği yorumları" albümü vardır. oradaki uyarlamalar da mükemmeldir gerçekten. ancak bugün söylemek -açıklamak- istediğim asıl konu bu değil. bugün size özdemir erdoğan'ın gerçek kimliğini açıklayacağım. özdemir erdoğan aslında KERMİT'tir!! evet yanlış duymadınız. özdemir erdoğan kermit'in insanlar dünyasında vücut bulmuş halidir. surat yapısıyla, gırtlaktan gelen kendine has burnu tıkalı sesiyle, elinde gitarı umutsuz aşk şarkıları söylemesiyle, naifliği ile, bize gerçek kimliği ile ilgili ipuçları vermektedir. aha buyrun!

bir de türk halk müziği parçalarını yorumladığı bir "türk halk müziği yorumları" albümü vardır. oradaki uyarlamalar da mükemmeldir gerçekten. ancak bugün söylemek -açıklamak- istediğim asıl konu bu değil. bugün size özdemir erdoğan'ın gerçek kimliğini açıklayacağım. özdemir erdoğan aslında KERMİT'tir!! evet yanlış duymadınız. özdemir erdoğan kermit'in insanlar dünyasında vücut bulmuş halidir. surat yapısıyla, gırtlaktan gelen kendine has burnu tıkalı sesiyle, elinde gitarı umutsuz aşk şarkıları söylemesiyle, naifliği ile, bize gerçek kimliği ile ilgili ipuçları vermektedir. aha buyrun!
Salı, Mart 27, 2007
dost acı söyler
cem karaca 45'liklerinden sonra erkin koray'a geçtim bu hafta. o dönem yapılan müziklerin büyük bir kısmının hastası olsam da sanırım cem karaca'yı daha çok seviyorum.
karizmaya gelelim
erkin koray'ın da pek hoş parçaları var, favorilerim kızları da alın askere, çiçek dağı, krallar, tımbıllı -böyle gider bu- ama bazen çok arabesk oluyor hoşuma da gitmiyor. zaten koray'ın şarkıları daha çok sevdiğim gitti, acılıyım, dertlerime derman yok, saçlarım beyazladı, aşkımız bitecek vs. daha acılı konular. cem karaca daha bir anadolu rock haydi yiğitler, atlarımıza bindik gidiyoruz, yallah hücum daha kahramanlar genel olarak. o da gerçi sonradan fazla politik oldu hiç sevemedim yeni hallerini, erkin koray da aynı şekilde 'akrebin gözleri' hala rüyalarıma girer.
daha bir çiçek çocuk, ama hınzır da
neyse efenim uzun lafın kısası 65-75 arası türk müziğini tanıyalım sevelim, sevdirelim. bu arada mustafa özkent'in gençlik ile elele adlı saykodelik türk fankı tarzındaki akılalmaz albümü tekrar keşfedilip bize sunulmuş, bu sayede öğrendim ben de ve sadece 'yuh' diyebildim.
abi sen ne yaptın?
çift baterinin muhteşem uyumu, gitarlar, baslar, o enerji o tempo, bir de hepsini sen 1 günde yap, olacak iş mi? olayın komik yanı ise adamların kayıt sırasında nasıl birşey yaptıklarının farkında olmamaları. neyse, dinlemeyene adam demiyorum ben.
it değiliz biz ki dağa küselim
öküz değiliz ki bağı sökelim
karizmaya gelelimerkin koray'ın da pek hoş parçaları var, favorilerim kızları da alın askere, çiçek dağı, krallar, tımbıllı -böyle gider bu- ama bazen çok arabesk oluyor hoşuma da gitmiyor. zaten koray'ın şarkıları daha çok sevdiğim gitti, acılıyım, dertlerime derman yok, saçlarım beyazladı, aşkımız bitecek vs. daha acılı konular. cem karaca daha bir anadolu rock haydi yiğitler, atlarımıza bindik gidiyoruz, yallah hücum daha kahramanlar genel olarak. o da gerçi sonradan fazla politik oldu hiç sevemedim yeni hallerini, erkin koray da aynı şekilde 'akrebin gözleri' hala rüyalarıma girer.
neyse efenim uzun lafın kısası 65-75 arası türk müziğini tanıyalım sevelim, sevdirelim. bu arada mustafa özkent'in gençlik ile elele adlı saykodelik türk fankı tarzındaki akılalmaz albümü tekrar keşfedilip bize sunulmuş, bu sayede öğrendim ben de ve sadece 'yuh' diyebildim.
çift baterinin muhteşem uyumu, gitarlar, baslar, o enerji o tempo, bir de hepsini sen 1 günde yap, olacak iş mi? olayın komik yanı ise adamların kayıt sırasında nasıl birşey yaptıklarının farkında olmamaları. neyse, dinlemeyene adam demiyorum ben.
it değiliz biz ki dağa küselim
öküz değiliz ki bağı sökelim
etiketler
60'lar,
70'ler,
cem karaca,
erkin koray,
mustafa özkent,
müzik,
türkiye
Pazartesi, Mart 19, 2007
gecenin şarkısı
bu gecenin -hatta haftanın bile olabilir- şarkısı cem karaca'dan emmoğlu, -hayır bildiğimiz acılı ferdi tayfur şarkısı değil.
Üflemelileriyle, piyanosuyla, düzenlemesiyle, harika vokali, insanı oturduğu yerde tempo tutturan ritmiyle, herşeyiyle mükemmel bir şarkı. Türkiye'de özellikle 60'ların ortasından 70'lerin ortalarına kadar yapılanları görünce insanın dibi düşüyor gerçekten.
şarkının orkestrasyon kısmı da Ferdy Klein Orkestrası tarafından çalınmış.
şu urfa'nın kızları ah leylim vah leylim emmoğlu
kibritsiz kandil yakar dayoğlu
kibritsiz kandil yakar beyoğlu
Üflemelileriyle, piyanosuyla, düzenlemesiyle, harika vokali, insanı oturduğu yerde tempo tutturan ritmiyle, herşeyiyle mükemmel bir şarkı. Türkiye'de özellikle 60'ların ortasından 70'lerin ortalarına kadar yapılanları görünce insanın dibi düşüyor gerçekten.
şarkının orkestrasyon kısmı da Ferdy Klein Orkestrası tarafından çalınmış.
şu urfa'nın kızları ah leylim vah leylim emmoğlu
kibritsiz kandil yakar dayoğlu
kibritsiz kandil yakar beyoğlu
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






