diyelim ki evdeyiz. diyelim ki canımız sıkılıyor. diyelim ki her zaman yaptığımız şeylerden çok sıkıldık. o zaman açıyoruz youtube'u ve başlıyoruz 90'ların -ve hatta 2000'lerin- zontik Türkçe pop şarkılarını dinlemeye. İşte örnek bir playlist:
Burak Kut - Benimle Oynama
Hakan Peker - Ateşini Yolla Bana
Kenan Doğulu - Yaparım Bilirsin
Çelik - Ateşteyim
Tayfun - Hadi Yine İyisin
Tarkan - Şımarık
Serdar Ortaç - Dansöz
Şarkılar ayrı, klipler ayrı bir kafa. İyi eğlenceler
2000'ler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2000'ler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma, Ekim 15, 2010
Pazar, Mayıs 30, 2010
zor be ötesi
birinin insanın duygularına tercüman olması kadar güzel bir şey yok sanırım. televizyonda ağzım 35 karış açık bir şekilde (kızlar yüzünden değil) izlediğim son mor ve ötesi klibinin ardından albüme de şöyle bir göz attım. son albüme kadar hala eski günlerin, yalnız şarkı'nın, 23'ün, bırak zaman aksın'ın, bir zamanların muhalif tavrının hatrına dinliyordum mor ve ötesini, artık o günlerinden eser bile kalmamış olsa da. ama bu kadarı da fazlaydı artık. nakarattaki whoo ho'lar ise son noktayı koydu. internete girdiğimde bir çok kişinin benimle aynı duyguları paylaşıyor olacağından şüphem yoktu. nitekim "kim lan bu hayatımın erkeği?" tam da benim demek istediklerimi söyleyivermişti. kendisine saygılarımı sunuyorum:
""Masumiyetin ziyan olmaz", biz değerlendiririz annem. Repoya yatırır, olmadı yıllık masumiyetinize yüzde 76 faiz veririz. Şarkı sözlerimiz topyekün mesaj kaygılı olur ama ne dediği anlaşılmaz misal. Sanat anlatılmaz yaşanır ya, o hesaptan ödetiriz sana, e tabi yersen. Barışarock'ta sahne alıp "Bieez Rakınkok'a çıkmıyoz çünkü kolaya karşıyız, hem kefir çok daha helti" bağrınır, ertesi yıl Fanta gençlik festivalinde boy gösteririz. (fanta portakallı ya, heralde ondan)"
devamı için: yalvarırım bana mesaj verme
""Masumiyetin ziyan olmaz", biz değerlendiririz annem. Repoya yatırır, olmadı yıllık masumiyetinize yüzde 76 faiz veririz. Şarkı sözlerimiz topyekün mesaj kaygılı olur ama ne dediği anlaşılmaz misal. Sanat anlatılmaz yaşanır ya, o hesaptan ödetiriz sana, e tabi yersen. Barışarock'ta sahne alıp "Bieez Rakınkok'a çıkmıyoz çünkü kolaya karşıyız, hem kefir çok daha helti" bağrınır, ertesi yıl Fanta gençlik festivalinde boy gösteririz. (fanta portakallı ya, heralde ondan)"
devamı için: yalvarırım bana mesaj verme
etiketler
2000'ler,
90'lar,
albüm,
blog,
hey yarabbim,
mor ve ötesi,
müzik,
rock,
türkçe,
türkiye
Salı, Nisan 13, 2010
Cuma, Nisan 02, 2010
ikibirikibirikibirikiiki
uefa avrupa ligi çeyrek final ilk maçlarında dört maçtan üçü ev sahibi lehine 2-1 sonuçlandı. fulham wolfsburg'u bence sürpriz sayılabilecek bir şekilde, hamburg liege'i beklendiği şekilde, benfica'da bir saat 10 kişi oynayan liverpool'u, iki penaltı golüyle bir şekilde 2-1 yenmeyi başardı. dördüncü maçta da ev sahibi iki gol atmış olsa da çok atıp çok yiyen atletico bu gece deplasmanda iki gol sıkıştırabilen tek takım oldu.
bana kalırsa yarı final dörtlüsü wolfsburg, hamburg, -bir şekilde- liverpool, -şanslar eşit ama- atletico şeklinde olacak. ordan sonra da çok güzel 5 maç izleriz. hadi bakalım.
bana kalırsa yarı final dörtlüsü wolfsburg, hamburg, -bir şekilde- liverpool, -şanslar eşit ama- atletico şeklinde olacak. ordan sonra da çok güzel 5 maç izleriz. hadi bakalım.
Cumartesi, Ocak 02, 2010
ne dinledik ne öğrendik
geçen sene en çok dinlediğim ses sanatçıları (kaymak: last.fm)
10. The Dears:
Tüm zamanların en sevdiğim gruplarından. No Cities Left ile hızlı ve hayranlık dolu bir giriş yapmıştım Dears müziğine 2003'te. uzun süre deliler gibi dinledikten sonra unuttum gitti. 2006'ta gang of losers çıktığında da fazla yüzüne bakmadım. nedense fazla hoşuma gitmemişti bu yeni albüm. 2007'de bir gün tekrar keşfettim grubu. o gün bu gündür de hiç bırakmadım ama 3 ama 6 ayda bir mutlaka yeniden ve birçok kez dinledim. geçen sene de Missiles albümü çıktı. yine sevmedim ama bakalım 6 ay sonra neler olacak.
9. Psapp:
Aslında psapp'ı sevdiğim yıl iki sene önceydi. Fazla dinlemekten sıkılıp onları da nadasa bırakmıştım. 2009'da bir toplama albümde rastladığım Parker ile yeniden başladım dinlemeye. 2008 sonundaki The Camel's Back albümünden. 4 sene öncesinden pek bir farkı yok aslında. çok neşeli ve çok melankolik anların güzel eşlikçilerinden.
8. Kaizers Orchestra:
Hayatımda en fazla dinlediğim grup olan Kaizers, bu sene sadece 8. sırada yer bulabildi kendine. 2002'de Ompa Til Du Dor'u keşfetmemle başlayan bu çılgınlık, 2003'te Evig Pint ile devam etmişti. O kadar farklı, o kadar enerjikti ki dinlemeye doyamıyordum. iki kez de canlı izleme şansı buldum ve bu konserler de hayatımdaki en güzel iki konser olarak listedeki yerlerini aldılar. Ancak 2005'ten sonra bir haller oldu bu Bergen'li abilere. Maestro diye bir albüm çıkardılar. 3-4 tane sağlam parça çıkarmış olsalarda albümün genelinde grubun melodikleşmeye ve anaakımlaşmaya doğru kayışı hissediliyordu. yine de bağrıma bastım. olur öyle, gelir geçer dedim. ama 2008'deki maskineri adlı maskaralıktan ibaret albümle kalbimi çok kırdılar. birkaç kez dinleyip yeniden sevmeye çalıştım, ancak olmadı. hal böyle olunca 2009'u ancak 8. sırada tamamladılar. bir daha da daha yukarı çıkabileceklerini sanmıyorum. kırdılar kalbimi gelsin alsınlar gönlümü.
dinleyelim öğrenelimde bir sonraki bölüm: karanlık yol şarkıları, güneş altında mayhoş ve ölüler de şarkı söyler.
Pazar, Aralık 27, 2009
sermet çağdışı #6 //aralık//

- yaktım emily'leri, dönüş yok artık larry. tak etti canıma bu maskeli balo. bu maskeli balo ve onun kahpe yüzleri.
- dizeel, ne dizeel olmuşsun, görülmeyi görülmeyi; siyah sülfür çalkalanmış, örülmeyi örülmeyi
- dünyayı güzellik kurtaracak, klinsmann'ı sevmekle başlayacak herşey.
- on verdim admin'in işine, aklım ermedi bilişime. son verdim admin'in işine, olmaz olsun onun task'ı service'i de.
- kaba etin çoğu sende, gelemedik yar yan yana, büzülmedin savrulurken, sen bir yana ben bir yana.
evet işte bir senenin özeti bu şekilde. ve şimdi daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış bonus çağrışımlarla programımıza son veriyoruz. herkese mutlu yıllar.
pişmeden yut, yut beni.
düşünürsen nefesin kokar, paritenin ritmi kaçar.
sen misin endemik ekmekten bahseden? öyle big mac var mıydı?
yine bana hüsam, bana yine haşmet var, yine bana esmer tipler düştü eyvah!
sermet çağdışı #5 //ekim-kasım//

- ben güzele güzel demem güzel Lenin olmayınca
- üşüdüm üstüpü örtsene anne.
- yorganım dostlarım, yorganım artık.
- domuz gribi getiriyorum, nem sinmiş tuzlu bedenime, sabah ayazından gözlerim kıpkırmızı.
- bir başkadır benim pembekepim
- teslim olmayalım halilim, aman dehşet saçalım.
- buğra'lara yaz günü kar yağıyor canım
- aynalı kemer inceleme bu can kurban tahliline süper laktik bir güzele vuruldum.
- tamirattan bu yana acırlar ağlayana
- bu şehirde sana aşık, sanat yapan biri var.

etiketler
2000'ler,
2009,
barış manço,
bülent ortaçgil,
çelik,
emel sayın,
esmeray,
lenin,
nilüfer,
saçma,
serbest çağrışım,
serdar ortaç,
türkü,
zeki müren
sermet çağdışı #4 //ağustos-eylül//
- yiyemedim yiyemedim yiyemedim, gururum engel oldu, portakal yiyemedim.
- turan dotların usta ismi
- bir çay koysam, belki duyulur sesim. ben baldızım, ben baldızım, baldızım.
- heredot parmak gibi oy oy, kristalin kaymak gibi dayanamam ben.
- teyzemin geçit
- sustafa mandal
- ay yukaaa ay yukaaa ayyuka aya da yuka.
- sen ele bi geeel, dudaklar sana gelir.
- telesine telesine, aşık oldum telesine. rastlamak pek güzelmiş böylesine.
sermet çağdışı #3 //temmuz//
sermet çağdışı #2 //haziran//

haziran:
- hulk abim, ben senden çok çektim, söyle nedir bu halin? valla sen yeşilsin yeşilsin.
- kovalent sarı bağlar lo, kız söyler optik ağlar
- zerde çal çal, durma çal çal, yine zerde çal çal çal
- geldi lily aldrin, lily aldrin, lily aldrin; güldi lily aldrin, lily aldrin, lily aldrin ve lakin. benimle oldu zalim, lily aldrin.
- heybe be heybe be he.
sermet çağdışı #1 //ocak-mayıs//
2009'un son günlerine girmekte olduğumuz 2009'un şu son günlerinde hayretle görmekteyiz ki koca bir sene şerbet çağlaşıkel'lerle geçmiş. hulk'tan gelen yoğun istek üzerine 2009 servet çarpışım retrospektifini şuracıkta yapıveriyorum. afiyet şeker olsun löp löp et olsun. eylenmelerim devam edecek:
mart:
- okeye döner nazo gelin.
mayıs:
- asma da fistan wagamam(a)man
- cemil çiçek kadar narin, mirgün cabaz kısa
- körle yatan taşikardi
- kibritlere yaslanmak zor, herşey bis içinde, herkes son reminde
- sebastian telliyarim çaydan mı geçtin, yanakların al al olmuş ayran mı içtin?
- bana laf geçmez, salamura yapmam, bize gidelim beyler.
- açlık başımda duman, ilk açlık ilk heyecan, kovaladıkça kaçan muska böreği misin?
- dansa gönül vermem, dansa inanmam. yıllarca boş yere, vals edip kanmam.
- action kanununu yazsam yeniden, güner ümit'leri yel alır gider
- yokluğunda çok mikado kudum, aradım, deredesin derede her gece hepsine dokunup, ağladım, deredesin derede
- fizikalite, fizikalite, fizikali fizikali fizikalite
Perşembe, Eylül 17, 2009
şampiyone
şu anda oynanmakta olan fransa ispanya maçında pau gasol 24 sayı 7 ribaunt ve 1 asistle çıldırmış durumda. bütün maçları kazanmanın çok bir olayı yokmuş demek ki. yarın yunanistan'ı yenersek, yarı finalde ispanya finalde de slovenya olacak gibi duruyor. şampiyon olur muyuz?
etiketler
2000'ler,
2009,
avrupa şampiyonası,
basketbol,
türkiye
Cuma, Temmuz 10, 2009
kültür mantarı
hakkında duyuru ve etkinlik anlamında sağa sola afiş yapıştırmak, ve 3-5 zödömene sergi dışında pek az şey yapılan 2010 kültür başkenti istanbul'un bu sıfatı, sadece avrupa'da 47 şehirle birlikte taşıdığını biliyor muydunuz?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


