parti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
parti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Haziran 26, 2007

çeyrek asır

seneler nasıl da geçmiş, 25. sene de doluyor bir iki haftaya. iki bu kadar daha yaşasam, ölsem de gam yemem sonra. eski temalı doğumgünü partilerimizi hatırladım. seneler sonra tekrardan öyle birşey yapayım dedim. bir nevi 'bad taste' parti.

mekan ağa camii'nin sokağındaki lost. bilmeyenler için cami'nin yanından içeri giriyorsunuz solda içinde joker ve seksek'in olduğu hana girip en en üst kata çıkıyorsunuz.

resme tıklayıp detayları alabilir, şuradan da yeni yaz kreasyonunun devamını görebilirsiniz.


Salı, Şubat 27, 2007

umre yapmayan kalmasın!

yurtdışı gezilerine temsilci seçmenin zorluklarını hepimiz biliyoruz, öyle değil mi? hepimiz hayatımızın bir döneminde genel başkanlık ya da başbakanlık yaptık muhakkak.
benel gaşkan/ başkakan olmanın en güzel yanlarından biri de diplomatik görüşme, ikili antlaşma, ticari ilişkilerin güzelleştirilmesi kisvesi altında adını bile duymadığımız ülkelere gitmek, hiç görmediğimiz şehirleri görmektir.

Ama tek başına da gidilmez bu şehirlere, insanın canı sıkılır, hem devlet o kadar para ayırmıştır, uçak vermiştir, boşa gitmesindir bu imkanlar. Bu sebeple parti başkanları -bunların görevi yanlış anlaşılmıştır, bir parti başkanını birincil görevi güzel partiler organize etmek insanları bir araya getirmektir-, başkakanlar yanlarına muhabbeti hoş, eğlenceli parti üyeleri seçerler. Eskiden daha kolay olan bu seçim işlemi villetmekili sayısının 540 gibi fantastik bir rakama çıkarılması ile zor bir hale gelmiştir. Hele bir de tek başınıza iktidarda iseniz, hangi bir villetmekilinizi seçeceğinizi şaşırırsınız. İşte böyle şaşkınlar için alternatif yöntemler öne sürmek boynumun borcudur. Akademik tanınma açısından bu yöntemin adına 'kaleye mum dikme' metodu adı veriyorum:

Yurtdışı gezilerine -adı gezi bir kere-, gidecek kişilerin yapılacak ziyaretlerin içeriği ile bir ilgisi olması gerekmediğini hepimiz zaten biliyoruz. Villetmekili olmak ve gidilecek ülkenin adını telaffuz edebilmek o geziye katılabilmek için yeter ve geçer koşullardır. Ve fakat bu iki koşulu sağlayan birden fazla kişi olabilir. Bu durumda yapılması gereken parti villetmekillerinin çıkarlarını ve ortalama refah ve kültür seviyelerini gözetmektir. Bir örnekle açıklayalım:

Ahmet bir partinin genel başkanı ve aynı zamanda başkakandır. hemen yarın 5. hep beraber hurma yiyelim zirvesi için cidde'ye gidecektir. Ancak hem yalnız başına gitmek istememekte, hem de suudi arabistan gibi çok sevilen, çok güzel otelleri olan bir ülkeye gitmeyi herkes istediğinden bir seçim sorunu yaşamaktadır. Olası bir çözüm adaylarla bir mülakat yapmaktır ancak bu çok zaman alacaktır ve Ahmet'in o kadar zamanı yoktur. İşte bu noktada Ahmet'in yapması gereken, o ülkeyi görmemiş, onun nimetlerinden faydalanmamış kişileri seçerek partisinin ortalama kültür ve deneyim düzeyini yükseltmektir.
Bunun için Ahmet seslice bağırır:

-Aranızda hurma yemeyen var mı?

Kırk elli beş kişi parmak kaldırır. Arada hurma yemiş olmasına rağmen parmak kaldıran Mehmet ve İzzet'i elemesine rağmen geride hala kırk elli üç aday vardır. Bunun üzerine şöyle der:

-Hurma yeeemek isteeeyen kaleeye mum diksiiiin!

Yerlerinden 123 flash gordon hızında fırlayan villetmekilleri Ahmet'in avuciçine -bu kale oluyor- parmak saplamak -mum dikmek- üzere plonjon yaparlar. Bu sayının fazla olması durumunda ilk mum diken otuz elli kişi arasında yapılacak çekiliş sonucu yirmi üç dört kişi Ahmet'le rüya gibi bir Cidde tatili kazanırlar.

Avuçiçini parmaklatmaktan hoşlanmayan genel şaşkınlar ve başkakanlar, bu yöntemi 'eliminatif anket metodu' ile değiştirebilirler. örneğin:

-daha önce hurma yememiş olan parmak kaldırsınn!

(56 kişi)

-hem hurma yememiş hem umre yapmamış olanlar?

(54 kişi)

-hurma yememiş, umre yapmamış, karısının başı örtülü olanlar?

(53 kişi)

-hurma yememiş, umre yapmamış, karısının başı örtülü, kendisi bıyıklı olanlar?

(52 kişi)

(Bu noktada ahmet bu işin bu şekilde sonsuza dek süreceğini farkeder, ve öss'de asıl farkı belirleyen o alengirli sorular gibi bir şart ekler)

-hurma yememiş, umre yapmamış, karısının başı örtülü, kendisi bıyıklı olup da amcaoğlunun üzerine yapılmış şirketi olmayanlar?

(5 kişi)

-gelin lan benle!

Cumartesi, Kasım 18, 2006

tuna nehri akmam diyor

9 eylül 2006
21:00
donaustraße'nin 100. yılı imiş bugün. Bütün sokak kapatılmış, yola masalar yerleştirilmiş, sahneler kurulmuş. Sosis, bira, müzik vs. gayet hoş. Bütün bunlar yapılmış da tuna caddesi dediysem yanlış anlaşılmasın, bir ucundan bir ucuna yürümesi ortalama bir haluk levent hızı ile 3 dakika sürmez. Bize çok ters tabi bu tip bir organizasyon, Erciyes sokağın 12. ya da Meşrutiyet caddesinin 300. yılını kutla bakalım sıkıyorsa. Blues çalan bir grup bile var, sokakta oyuncaklar, hemen hemen bütün evler masmavi süslenmiş. Ye, iç, gül eğlen. Emeği geçenleri tebrik ediyor ve Almanların organizasyon yeteneğine 10 üzerinden 9,5 veriyoruz ki şımarmasınlar.