müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Mart 16, 2013

ytong

sözleri ayrı, müziği ayrı, videoyu ayrı takdir ediyoruz. sonra hepsini bir araya getirip bir de topluca takdir ediyoruz. leeds'in gururu, taraftarın cimbom'u.

Alt-J (∆) | Breezeblocks from Ellis Bahl on Vimeo.
*2012 UKMVA Best Alternative Video


Official Video for Breezeblocks by ∆ (alt-j).
Pre-order album 'An Awesome Wave' here: http://bit.ly/HaFx15

Director: Ellis Bahl
Producer: Jessica Bermingham
Exec. Producer: Tessa Travis
Production Co.: Project Fathom
Label: Infectious Music UK

DP: Pat Scola
Production Design: Brian Chandler
1st AD: Daniel Lugo
Storyboard Artist: Jake Nelson
Makeup: Stephanie Wise
Stylist: Marcela Lucia Cole

Starring: Jonathan Dwyer, Jessica DiGiovanni, Eleanore Pienta

Commissioned through Radarmusicvideos.com

Cumartesi, Şubat 18, 2012

Cuma, Aralık 31, 2010

dinleyelim öğrenelim: geçen sene v.3


1Loved track
30
2Loved track
27
3Loved track
25
3Loved track
25
5Loved track
21
5Loved track
21
5Loved track
21
8Loved track
20
9Loved track
19
9Loved track
19




bir de böyle şeyler olmuş.

dinleyelim öğrenelim: geçen sene v.2

geçen sene neler dönmüş serhat:


I'm into indie, rock, classical, alternative and electronic, including:
Frédéric Chopin, Arcade Fire, Archive, Bodi Bill, Radiohead, Tülay German, Beck, Calexico, Özdemir Erdoğan, Tom Waits, Barış Manço, Orhan Gencebay, Herman Düne, Eagles of Death Metal, Kaizers Orchestra, Menomena, Modest Mouse, Get Well Soon, The Beatles, Replikas, Mugison, Xploding Plastix, Citizen Cope, Johannes Brahms, Erkin Koray, Gomez, Mando Diao, Oh No, Blonde Redhead, t.p.a.o. batman ork., Zeki Müren, Johann Sebastian Bach, Gustavo Santaolalla, Moğollar, Elbow, Sezen Aksu, Devendra Banhart, Thanasis Papakonstantinou, Jeff Buckley, The Streets, Arvo Pärt, Flight of the Conchords, Kasabian, Adem, Micachu, Cahit Oben, The Dears, Taraf de Haïdouks, Yo La Tengo, Athena.

Check out my music taste: http://www.last.fm/user/alan_strang

Cumartesi, Aralık 04, 2010

dinleyelim öğrenelim: geçen sene

2010 albümleri yerine son 1 sene içerisinde çıkmış albüller desek daha doğru olacak sanırım. 2009 çıkışlılar var arada zira.



MGMT - Congratulations
Kimse bana MGMT demesin.
1 / 10




OneRepublic - Waking Up
Formül belli, hadi indie yapalım. Küçümsemek için söylemiyorum ama bugün 3-5 kişi el ele gönül gönüle versek bunun gibi 10 albüm yaparız abi. Şimdi düşündüm de küçümsemek için söylüyorum lan. Hodri meydan.
2 / 10



Kings of Leon - Come Around Sundown
Hiçbir ilginç yanını göremedim (duyamadım). Aşırı tekdüze bir albüm. Genesis 20 sene önce bundan iyiydi. Favori şarkım yok. 
3 / 10


Local Natives - Gorilla Manor
Dertlere vur bir zımba, tumba da tumba tumba. Indie band'in bini bir para. Annual'ın yandan yemişi gibi. Çıkış albümleri olduğu için fazla yüklenmiyoruz gençlere. World News, Camera Talk fena değil.
5 / 10


Yeasayer - Odd Blood
Seveni çok ama bana gelmiyor bir türlü. Sevemedim Karagöz'üm. İlk şarkıdan (The Children) sonra tutunamadım albüme. Ha Rome'da bir geri gelir gibi oldu, ama sonra yine ı ıh.
5 / 10

Editors - In This Light and On This Evening
Editors ile ilgili karmaşık hisler içerisindeyim. Farklı bir şeyler yaptıklarını hisseder gibiyim ama sanki bunu daha ileri taşıyamıyor ya da geliştiremiyorlar. Sonuçta bir heyecanla edinip dinlemeye başladım albümü. İlk şarkıda da oh bebek dedim, ama sonrası hüsran oldu. Bu tür müzikte She Wants Revenge'i daha başarılı buluyorum açıkçası, hoş onlar da iki albümden sonra sıkmaya başladı. Bir tek bana mı fazla eklektik geliyor bilmiyorum. Albümden üç tane başarılı şarkı söyle deseniz anca söylerim: In This Light and On This Evening, Eat Raw Meat = Blood Drool ve For The Money.
6 / 10



Foals - Total Life Forever
Farkını baştan hissettiriyor. Çok enerjik bir ilk yarıdan sonra kararmaya, daralmaya başlıyor. Şahsen ilk yarısını daha çok sevdim. Daha baya yeni, gelecek vadediyor. Favori şarkılarım Blue Blood, Miami, Total Life Forever. 
7 / 10

Deftones - Diamond Eyes
Dinlemeyeli çok değişmiş Deftones -kaç sene oldu kimbilir-, ama hala bomba gibiler bence. Yine sonlara doğru bir düşüş var albümde. Diamond Eyes, Royal, You've Seen The Butcher, Prince gayet gözel. 
7 / 10

The Black Keys - Brothers
İlk defa dinledim. Modern blues gibin, White Stripes gibin bişey. Kötü bir albüm değil ama öyle insanı içine alı alı da vermiyor açıkçası. Diye düşünüyor insan başta, ama alışılanın tersine sonradan toparlıyor Brothers. Everlasting Light gözel, Too Afraid to Love You da hoş bir balad olmuş, nostalcik. Ten Cent Pistol ve Sinister Kid de iyi.
8 / 10

to be konfiçyus.

Çarşamba, Kasım 24, 2010

apaçi stayla

apaçilerin milli marşını cep telefonu melodim yaptım. her çalışında etraftan garip bakışlara maruz kalıyorum. üzerimde bu melodiyi değiştirmem için sessiz ama etkili bir baskı var. ne yapsam bilemiyorum.
yapalı sadece bir hafta olmasına rağmen şimdiden sinirimi bozmaya başladı. bakalım ne kadar dayanabileceğim.

Pazartesi, Temmuz 19, 2010

arabada ipod evde ipad

arabada ipod dinlemek diye bir şey yoktu eskiden. eski derken mesela 1988'de Kefken'e giderken Sezen Aksu '88 takılırdı teybe, Sarışın'dan girilir Kavaklar'dan çıkılırdı. Kasetlerin bir ara dönem ürünü olarak kısa sürede miyadını doldurmasının ardından dijital müziğin ve kişisel müzikçalarların hızlı yükselişi başladı. Ancak otomotiv endüstrisi bu yükselişi aynı hızla takip edemedi. Hamdi'nin (eski Ford K'm) sadece basit bir radyo ve kasetçaları olduğundan kelli arabada ipod dinlemek pek mümkün olmuyordu. Uzun yolda yan koltuğa laptop açıp oradan müzik dinleyen insanlar tanıdım. Herneyse sonra yavaş yavaş gerekli techizat da üretilmeye başladı kişisel müzikçalarların kollektif dinlenimi amacıyla. Bunun arabada ipod imkanı sağlayan -benim gördüğüm- ilk örneği basit bir kaset modülatörü -ismi salladım- idi.


benimki bunun siyahıydı

geçen gün bir arkadaşın arabası ile tatile gitmeye niyetlendiğimizde ise artık bu meretin de işe yaramayacağını fark ettim, zira kendisinin arabasında sadece cd girişi bulunmakta idi. cd'ye kablo bağlayıp teybe takmak pek mantıklı olmayacağından bu soruna bir çözüm bulunduğuna emin olduğum Karaköy Yeraltı Çarşısı'na gittim. Uzun ve detaylı bir dolaşma sonucunda bu amaca yönelik -çeşitleri olsa da- tek bir ürün olduğunu fark ettim. Bu ürün temelde araba çakmağı girişli bir mp3 çalar ve radyo vericisi. İçine istediğimiz şarkıları yüklediğimiz mp3 çalarımızı arabanın çakmağına takınca gereç belli bir frekanstan yayın yapmaya başlıyor. Biz de aracımızın teybini o frekansa ayarladığımızda mp3 çalarda çalan şarkıyı dinleyebiliyoruz. Bunun 1gb'lığı 2gb'lığı ekranlısı ekransızı, uzaktan kumandalısı, gözlerinden ateş saçanı falan her çeşidi var. En ucuzu benim görebildiğim kadarıyla 30 tl.

işte böyle bir şey

Ama ben bundan almadım. Neden diye soracak olursanız birincisi karşınıza ipod'dan piranha'ya aktarma yapmak gibi ek bir iş çıkartıyor, ki bunula uğraşmak istemem. İkincisi kapasitesi oldukça az, benim gördüğüm modeller 1 ya da 2 gb idi. Üçüncüsü de bunun mp3 çalarsız olanından görmüştüm o kalmış aklımda. Nerde gördüm nerde gördüm diye düşünürken hatırladım. O yüzden veda ettim Karaköy'e. Bir arkadaşımda gördüğüm bu gereç basit olarak sadece bir fm vericisi. bir ucu yine araba çakmağına bir ucu da -jack değil- ipod şarj girişi ile -ince ve geniş olan hani- ipod'a bağlanıyor. İkisi arasında bir gösterge ekranı var. Yine aynı şekilde aleti istediğimiz frekansa getirip, arabanın radyosunu da o frekansa getirip müziklerimizi dinleyebiliyoruz. Belkin marka bu ürünün son modelinin fiyatı 69 dolar falan. Türkiye'de yok sanırım ve daha ucuzu var mı bilemiyorum.


adamlar yapmış

Son olarak bütün bu gereçlerin tek bir dezavantajından bahsederek konuyu kapatalım. İstanbul gibi büyük ve radyo çöplüğü bir kentte yaşıyorsanız, bu aleti kullanmaya çalıştığınız noktada göreceksiniz ki bütün fm frekansları dolu. Ancak en başlarda ve en uçlarda yer bulabiliyorsunuz ama bu bile çok zor. Şehirlerarası kullanım için güzel, şehiriçinde kullanmak için sıkıntılı olabilir.

müzikli nahit menteşe

müzik kutusu mantığının süpersonik bir şekilde kapı menteşesine aktarılmış hali. takdir ettim. ama peki müzik kutuları şimdi bir tarafa döndürülürken müzik çalar sadece. kapıyı kaparken ne oluyor o zaman? onu bilemedim.

Cuma, Haziran 11, 2010

serseri mayın

bence bütün yaz dinlenebilir. mis gibi olmuş.


Athena "Serserı Mayın" Ver II from yucel kurtul on Vimeo.
Our very first 5D Mark II project .
Production and Post :Pomp
Director : Bertan Başaran

Perşembe, Haziran 10, 2010

esinlenmeler

a hack and a hacksaw'un deliverances (2009) albümünün ilk parçası Foni tu Argile bildiğimiz Yeni Türkü'nün Yedikule'si. Ama o da başka bir Yunan şarkısının yorumuydu yanılmıyorsam. müzikte küreselleşme böyle bir şey işte

Çarşamba, Haziran 09, 2010

dijital arkeoloji: müzik kası

yukarıdaki resimde 67 ya da 76 tane grup ismi gizli. müzik kaslarımızı çalıştırıp bunları buluyoruz efenim:

  1. 50 cent (ırmak)
  2. alice in chains (ırmak)
  3. b-52
  4. beach boys (ırmak)
  5. blues brothers (ırmak)
  6. blur
  7. cake (ırmak)
  8. cars (ırmak)
  9. cranberries (ırmak)
  10. dead kennedys (ırmak)
  11. doors (ırmak)
  12. eagles
  13. eels (ırmak)
  14. garbage (ırmak)
  15. gorillaz
  16. green day (ırmak)
  17. guns'n roses
  18. hole (ırmak)
  19. kiss (ırmak)
  20. iron maiden (ırmak)
  21. madonna (ırmak)
  22. matchbox 20 (adsız)
  23. nine inch nails (ırmak)
  24. pavement (ırmak)
  25. pixies (ırmak)
  26. police (ırmak)
  27. postal service (ırmak)
  28. prince (ırmak)
  29. queen (ırmak)
  30. radiohead (ırmak)
  31. red hot chilli peppers (ırmak)
  32. rolling stones (ırmak)
  33. scissor sisters (ırmak)
  34. sex pistols (ırmak)
  35. smashing pumpkins
  36. spoon (ırmak)
  37. talking heads (ırmak)
  38. television (ırmak)
  39. u2 (ırmak)
  40. zombies

Pazar, Mayıs 30, 2010

zor be ötesi

birinin insanın duygularına tercüman olması kadar güzel bir şey yok sanırım. televizyonda ağzım 35 karış açık bir şekilde (kızlar yüzünden değil) izlediğim son mor ve ötesi klibinin ardından albüme de şöyle bir göz attım. son albüme kadar hala eski günlerin, yalnız şarkı'nın, 23'ün, bırak zaman aksın'ın, bir zamanların muhalif tavrının hatrına dinliyordum mor ve ötesini, artık o günlerinden eser bile kalmamış olsa da. ama bu kadarı da fazlaydı artık. nakarattaki whoo ho'lar ise son noktayı koydu. internete girdiğimde bir çok kişinin benimle aynı duyguları paylaşıyor olacağından şüphem yoktu. nitekim "kim lan bu hayatımın erkeği?" tam da benim demek istediklerimi söyleyivermişti. kendisine saygılarımı sunuyorum:

""Masumiyetin ziyan olmaz", biz değerlendiririz annem. Repoya yatırır, olmadı yıllık masumiyetinize yüzde 76 faiz veririz. Şarkı sözlerimiz topyekün mesaj kaygılı olur ama ne dediği anlaşılmaz misal. Sanat anlatılmaz yaşanır ya, o hesaptan ödetiriz sana, e tabi yersen. Barışarock'ta sahne alıp "Bieez Rakınkok'a çıkmıyoz çünkü kolaya karşıyız, hem kefir çok daha helti" bağrınır, ertesi yıl Fanta gençlik festivalinde boy gösteririz. (fanta portakallı ya, heralde ondan)"


devamı için: yalvarırım bana mesaj verme

Pazartesi, Mayıs 24, 2010

hey gidinin orhan'ı

radikal ve özgün gencebay'cılık gibi zırvalar çıktı şimdi. o eskidendi yavrular.  orhan baba'nın 68-79 arası döneminin en süperli şarkıların, en radikal ve özgün bestelerin zamanı olduğunu düşünmekle birlikte 80'lerin ortasından sonra artık ana akım haline gelmiş, her müzik türünün içine sızmış olan arabeskin pek radikal ve özgün bir yanının kalmadığını belirtmeyi bir borç bilirim. kırılmaca darılmaca olmasın sonra.

şu güzelliğe bak (1969)


karizma oturmuş artık (1976)

orhan çarklar arasında (1979)