hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Temmuz 07, 2010

dijital arkeoloji: osmanlıca hastalık isimleri

büyük ihtimalle sözlükten arak olduğunu düşünüyorum. 2006 nisan'ında gelmiş:



Osmanlıca hastalık isimleri ;
ısrar-ı sabit: obsesive compulsive bozukluk
manyak-ı cinneti inhitatiye: manik depresif
vaka-ı kuşku: paranoya
bimar-ı bimar : hastalık hastası
sümük-ü daim - grip
kıprama-i daim: parkinson
sark cibani- ciban-il sark - çıban
volkan'ul buzuk-hemoroid,basur
sabit-i daim- felç
duhul-u naaş : nekrofili
duhul-u veled: pedofili
redd-i nimet: anoreksiya nevroza
efkar-ı mütemadi: depresyon
iktisab edilmiş muafiyet noksaniyeti alametleri: aids (acquired immune deficiency syndrome)
mefta-ül uckur: aids
kabz-ul meshane: prostat
benek-i firfiri- kızamık
tütün-ul fosur fosur - akciğer kanseri
sirayet-i vesvese: aile paranoyası
şirpençe:şarbon
Gaka-ül daimi : ishal
bimar-ı behcet : behcet hastalığı
duhul-u hayvanat : zoofili
tırsıye-i anakıb : orumcek korkusu
avdet-i devr-i veled: alzheimer

Cumartesi, Mayıs 02, 2009

döngü döngü döng

my brute çılgınlığı

sıkıntı insanın içine çöktü mü bir kere, çıkmak bilmiyor. şu son 3-4 gün içerisinde kaç kere mailime gelmemiş olan maillere baktım, kaç kere facebook'a girdim kaç kere facebook'tan çıktım. kaç kere my brute sayfalarımı yeniledim, kaç kere chain rxn oynadım ben bile şaşırdım. artık yapacak bir şey de kalmadı. mail falan geldiği yok. facebook'ta yeni bir şey olmuyor. my brute'da bütün savaş haklarımı doldurdum. chain rxn'de arkadaşlarım arasında birinci sıraya yerleştim. en iyisi yatıp uyuyayım bari.

böyle toplar var patlıyolar


Cuma, Mayıs 01, 2009

batikon

bundan 5 gün önce 7-8 gündür hasta olduğumu öğrendim.

sabancı'da bitmek bilmeyen sınav kağıtlarını okurken, yemeğe gitmek için ayağa kaltığım sırada sırtıma saplanan bıçak ile başladı herşey. montumu giyerken çıkardığım "öoooahh" sesiyle irkilen henry'ye "yok bişi kramp girdi" diyerek odadan çıktım. garip bir ağrıydı bu. kapıyı iterken bir şey yoktu ama cep telefonuyla konuşurken olmadık anlarda birden saplanıveriyordu. 2,5 kiloluk tepsiyi taşıyabiliyordum ama montumu özürlü gibi çıkartabiliyordum ancak.

iğrenç yemeğimi hızla ve yarım yamalak bitirerek sağlık merkezine gittim. doktorun kapısından içeri girerken şöyle güzel bir kas gevşeticiyle mis gibi olurum düşüncesi vardı kafamda. doktora ağrımı taraflı bir şekilde anlatıp "herhalde kas ağrısı" diyerek naçizane teşhisimi belirttim. kendisi bana önce başımın ağrıyıp ağrımadığını sordu. sonrasınra hepsine hayır cevabını verdiğim öksürük/ ateş/ akıntı/ bulantı/ halsizlik var mı? soruları geldi. bir boğazınıza bakayım dedi doktor. bak dedim, ama ben iyiyim. sırtım, ağrı, saplanma? tahta çubukların midemi bulandırdığından habersiz olan doktor, magnum çubuğundan hallice olan çubukla sadece 1 saniye baktı boğazıma. oo sizin boğazınız çok kötü. hadi ya? ama iyiyim ben. bir de sırtınızı dinleyelim. hoppalaaa. sırtıma da sadece 1-2 steteskop dokunuşu ve sonuç:
ooo ciğerleriniz de çok fena, ciğerlerinize inmiş. 7-8 günlük bir hastalık bu. yani evet 2 hafta önce faranjit olmuştum ama geçti ki o bitti ki. yok yok fena bu.
kas gevşetici hayalleriyle oturduğum koltuktan ogmentin, minoset ve NAC ile kalktım. bir de iğne yazıyorum dedi ağrı için. novaljin artı avid.

novaljin ne menem bir iğnedir bilir misiniz dostlar? iğne yapıldığını bilmeseniz g*tünüzden kan alınıyor sanabilirsiniz. ben de nefesimi serbest bırakıp kendimi tamamen rahatlatmama rağmen kendimden beklemediğim sesler çıkardım avuçiçi kadar sağlık merkezinde.
ağrım haricinde gayet sağlıklı girdiğim merkezden topallayarak ve narkoz yemişcesine mayhoş çıktım.

5 gündür hem evdeyim, hem de çok sıcak ve çok soğuk şeyler yasak. böyle anlarda fark ediyor hayattaki pek çok güzel şeyin ya çok sıcak ya da çok soğuk olduğunu. son 1 haftadır yaptığım en heyecan verici şey dün yediğim rokokoydu. ve bu 5 gün daha böyle devam edecek. sağlık hakkaten herşeyin başıymış meğer.