grüß gott: selamın aleyküm
um gottes willen: allahın aşkına
gott sei dank: allahıma bin şükür ki
ich schwöre bei gott: allah kuran çarpsın
freude schöner götter funken: allaam sen beni ailemi milletimi devletimi koru yarabbim, sen bana yaşama sevinci ver, her türlü kötülüğe karşı dayanma gücü ver, senin her şeye gücün yeter, amin
türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Perşembe, Kasım 11, 2010
Pazar, Mayıs 30, 2010
zor be ötesi
birinin insanın duygularına tercüman olması kadar güzel bir şey yok sanırım. televizyonda ağzım 35 karış açık bir şekilde (kızlar yüzünden değil) izlediğim son mor ve ötesi klibinin ardından albüme de şöyle bir göz attım. son albüme kadar hala eski günlerin, yalnız şarkı'nın, 23'ün, bırak zaman aksın'ın, bir zamanların muhalif tavrının hatrına dinliyordum mor ve ötesini, artık o günlerinden eser bile kalmamış olsa da. ama bu kadarı da fazlaydı artık. nakarattaki whoo ho'lar ise son noktayı koydu. internete girdiğimde bir çok kişinin benimle aynı duyguları paylaşıyor olacağından şüphem yoktu. nitekim "kim lan bu hayatımın erkeği?" tam da benim demek istediklerimi söyleyivermişti. kendisine saygılarımı sunuyorum:
""Masumiyetin ziyan olmaz", biz değerlendiririz annem. Repoya yatırır, olmadı yıllık masumiyetinize yüzde 76 faiz veririz. Şarkı sözlerimiz topyekün mesaj kaygılı olur ama ne dediği anlaşılmaz misal. Sanat anlatılmaz yaşanır ya, o hesaptan ödetiriz sana, e tabi yersen. Barışarock'ta sahne alıp "Bieez Rakınkok'a çıkmıyoz çünkü kolaya karşıyız, hem kefir çok daha helti" bağrınır, ertesi yıl Fanta gençlik festivalinde boy gösteririz. (fanta portakallı ya, heralde ondan)"
devamı için: yalvarırım bana mesaj verme
""Masumiyetin ziyan olmaz", biz değerlendiririz annem. Repoya yatırır, olmadı yıllık masumiyetinize yüzde 76 faiz veririz. Şarkı sözlerimiz topyekün mesaj kaygılı olur ama ne dediği anlaşılmaz misal. Sanat anlatılmaz yaşanır ya, o hesaptan ödetiriz sana, e tabi yersen. Barışarock'ta sahne alıp "Bieez Rakınkok'a çıkmıyoz çünkü kolaya karşıyız, hem kefir çok daha helti" bağrınır, ertesi yıl Fanta gençlik festivalinde boy gösteririz. (fanta portakallı ya, heralde ondan)"
devamı için: yalvarırım bana mesaj verme
etiketler
2000'ler,
90'lar,
albüm,
blog,
hey yarabbim,
mor ve ötesi,
müzik,
rock,
türkçe,
türkiye
Salı, Mart 16, 2010
üj bugudup inna enüp iddübüş
videoyu embed edemiyorum. youtube engelliler için haber bülteni. ama bi linkini yerim.
orduspor gerçekten bence de spottopsorrrç üjjnnörrr blöpöörörrörr.
transktipti de şu şekilde saolsun biri oturup yazmış:
... mesi lazım. herkes elini önüne koyacaklar, burda en azından üj bugudup inna enüp iddübüş ve şu bisıp nısınna buyla rızgını tekaşayapajak. hiçkimsenin boluspor üzerinde şey yapması şey değil ya burda gerçek yönetimi gerekeni yapmış ama bundan sonra görev futbolcuların.
afiyet şeker.
hah:
orduspor gerçekten bence de spottopsorrrç üjjnnörrr blöpöörörrörr.
transktipti de şu şekilde saolsun biri oturup yazmış:
... mesi lazım. herkes elini önüne koyacaklar, burda en azından üj bugudup inna enüp iddübüş ve şu bisıp nısınna buyla rızgını tekaşayapajak. hiçkimsenin boluspor üzerinde şey yapması şey değil ya burda gerçek yönetimi gerekeni yapmış ama bundan sonra görev futbolcuların.
afiyet şeker.
hah:
etiketler
basın toplantısı,
dil sürçmesi,
futbol,
hezeyan,
orduspor,
saçma,
türkçe,
türkiye,
video
Cuma, Mayıs 29, 2009
çoktamiki
belkide dahi anlamındaki de'den vazgeçmenin zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. o kadar uzun zamandır bu konuda ciddi bir hassasiyet gösteriyorumki artık yoruldum. hiç beklemediğim yerlerde, hiç beklemediğim insanlarda görmek bu hataları acı veriyor bana. geceleri gizli gizli ağlıyorum. bırakalım uyulmasın kurallara, bırakalım anlamlar karışsın, bırakalım dağınık kalsın. dahi anlamındakide, bağlaç olanki, soru ekimi, hep bitişik yazılsınlar. oh. altımız kuru keyfimiz yerinde.
Pazartesi, Nisan 27, 2009
türkçe öğreniyorum: sempoş
merhaba arkadaşlar,

bugünkü dersimizde dilbilgisel olduğu kadar sosyal boyutu ile de önemli bir kelime olan "sempoş"u inceleyeceğiz.
sempoş ile onun aklımıza getirdiği ilk kelime olan sempatik arasında yakın ama bir o kadar da ilginç bir ilişki vardır. en baştan söylemek gerekir ki sempoş sempatiğin kısaltması değildir. hatta bu iki kelime neredeyse birbirine zıttır bile denilebilir. şimdi örneklerle açıklayalım:
örnek cümle 1:
"ya pardon şu kutuyu kaldıramıyorum, bana yardım eder misin?"
bu cümleyi kullanan bir kız sempatiklik sınırları dahilindedir. fiziksel olarak başaramadığı bir iş için bizden yardım istemekte ve bunu da kibarca sorarak yapmaktadır. kendisine yardım edip etmemek bize kalmıştır.
örnek cümle 2:
"ya canım yaaaaa, ay bi türlü kaldıramadım şu salak kutuyu ya, öfff. hadi sen yapsana ya sen yaparsın güçlüsün sen yaaaa." (kafanın çeşitli açılarla yana yatması, bir takım jest ve mimiklerle zavallılık hissinin güçlendirilmesi)
işte sevgili dostlar, ikinci örnek cümlemizdeki kız sempoşun daniskasıdır. kendisini acındırmak sureti ile -sempatik bir görünüm sergilediğini düşünerek- yardım dilenmektedir. aslında yardım edilmiyesi, mikili tokasıyla oracıkta bırakılasıdır ve fakat günümüz Türk toplumunda en çok da işte böyle kızlar yardım görmektedir.

sempoş kızları sempatik kızlardan ayırt etmenin bir çok yolu mevcuttur. mesela action figure'lü anahtarlığı olan bir kız (temel reis hariç) sempatik iken anahtarlarının toplam boyutundan üç kat büyük, süper tüylü peluş hayvancıklı anahtarlık taşıyan kız sempoştur. yolda gördüğü köpeği kediyi oy ne kadar şirin deyip geçen ya da eğilip normal normal seven kız sempatiklik sınırları dahilindeyken, "ayyyyyy hüseyin şuna baaaak ne kadar tatlı yaaaa ölürüm ben buna agucuk mugucuk, çok şirin ya resmen biblo yaa" şeklinde uzayıp giden cümleler kuran kediyi/köpeği sadece kucağına alıp orasını burasını mıncırmakla kalmayıp size ve bütün dünyaya da sevdirmeye çalışan, oracıkta bir sevgi tiyatrosu sergileyiveren kız sempoşluğun kitabını yazmıştır. örnekler çoğaltılabilir, ve fakat teorimizi temel bir argümanla özetlememiz gerekirse şöyle diyebiliriz:
uyuzluk ve gudubetlikten uzak, kendine has sevilesi özellikler barındıran ve en önemlisi sempatik olup olmadığını umursamayan kızlar sempatikken, çeşitli şirinlikler, nazlanmalar, garip sesler çıkarmalar, minnoş minnoş konuşmalar suretiyle ilgi çekebileceğini ve etrafındakilere bir çok şey yaptırabileceğini fark etmiş olan, ve ısrarla bu davranış şekillerinin üzerine giderek bunları gayet de bilinçli ve manipülatif bir şekilde kullanan, bu şekilde davranmayı bir yaşam tarzı haline getirmiş kızlar ise sempoştur.
türkçe dersinden çok sosyoloji dersi oldu bugün. ama olsun önemli olan öğrenmek. bir sonraki dersimize kadar hoşçakalın.
etiketler
sempatik,
sempoş,
türkçe,
türkçe öğreniyorum,
yorum
Kaydol:
Yorumlar (Atom)