sıkıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sıkıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Mayıs 02, 2009

döngü döngü döng

my brute çılgınlığı

sıkıntı insanın içine çöktü mü bir kere, çıkmak bilmiyor. şu son 3-4 gün içerisinde kaç kere mailime gelmemiş olan maillere baktım, kaç kere facebook'a girdim kaç kere facebook'tan çıktım. kaç kere my brute sayfalarımı yeniledim, kaç kere chain rxn oynadım ben bile şaşırdım. artık yapacak bir şey de kalmadı. mail falan geldiği yok. facebook'ta yeni bir şey olmuyor. my brute'da bütün savaş haklarımı doldurdum. chain rxn'de arkadaşlarım arasında birinci sıraya yerleştim. en iyisi yatıp uyuyayım bari.

böyle toplar var patlıyolar


Çarşamba, Eylül 17, 2008

hmmmmmm

öyleydi böyleydi, şu gündü bu gündü, şu eklenecekti bu çıkartılacaktı derken bitti işte. bitti derken, verdim gitti. gitti derken bitti mi acaba? ne diyecekler? aaa vallahi çok güzel olmuş? eee, hmm iyi iyi fena değil? bu ne be g*tüme benzemiş? bilemiyorum gerçekten. ama en azından uzunca bir süre kendisini görmek istemiyorum onu biliyorum. ama aslında arada bir baksam fena olmaz. daha farklı çalışmalara yelken açacağım kendisinin üzerinden. neyse bakalım. bir garip oluyo insan yahu. ne yapıcam ki şimdi ben?

Cuma, Ekim 27, 2006

almanya'nın eşiğinde

25.ağustos.2006.1625

gitmeme tam on gün kala,
içimde sonsuz bir sıkıntı, isteksizlik ve boşvermişlik duygusu. Boşvermişlik doğru kelime değil belki. Yapmam gerekenler ve yapabileceklerim geçiyor kafamdan sürekli ama yapmaya ne isteğim ne halim var. Evden dışarı en son geçen Cuma günü çıktım. Evin içinde bile yapılabilecek –eğlenceli veya sıkıcı- onlarca şey varken sadece saatlerce uyuyorum –uykum olduğundan değil-, bilgisayarı başında anlamsız bir şekilde oturuyor ya da televizyon seyrediyorum. Hiçbirinden memnun değilim, hiçbirinden keyif almıyorum. Bu şımarıklık, bu memnuniyetsizlik, bu bezginlik nereden geliyor? heyecanlı olmam gerekmez mi? içimin içime sığmaması, oradan oraya koşturmam? bunların hiçbirinden eser yok. Neden kendime gelemiyorum? Neden mutlu olamıyorum? Neden bu kadar çok soru soruyorum?

26.ağustos.2006.1835
Sadece 24 saat geçti dünkü mutsuzluğun üzerinden ve şimdi içim içime sığmıyor. Kendimi dışarı atmam gerekiyormuş sanırım. Nasıl toparlanacağımı hala bilemiyorum gerçi. Toparlanmak derken kendine gelmek olarak değil de bavul toplamak olarak. Neyse bir şekilde olacak artık. Hayatımda ilk defa ailemden, şehrimden, arkadaşlarımdan bu kadar uzun süreliğine uzak kalacağım. Neler olacak? 6 ay kısa mı uzun mu ona bile karar veremiyorum. Tabi ki uzun, ama...neyse.
Özleyecek miyim birşeyleri, birilerini, bir yerleri? Kimi peki? Nereyi? Yine başladım sorular sormaya, sanki cevaplarını bulabilecekmişim gibi. Kendimize artık soru sormayı bırakmamızı ve yaşayıp görmemizi salık veriyoruz.