hangisini daha çok seviyorum bilemiyorum
rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Şubat 07, 2010
tonton
dün geceki rüyamın sonunda turgut özal bir trt stüdyosunda, dev (yaklaşık 5-6 metre) bir langırt masasının başında liberal ekonomi ile ilgili bir konuşma yapıyordu. konuşması akıcı ve etkileyiciydi. işte adam buradan kazandı diye düşündüm. tam o sırada yan tarafta bir manga ingiliz askeri resmi geçit yapıyordu. hayra yorayım dedim ama nasıl olacak bilemedim.
etiketler
ingiltere,
langırt,
rüya,
saçma,
turgut özal
Salı, Mart 25, 2008
anahtar kelimeler: rüyada yatağa kaka yapmak
merhabayn sevgili serayseverler,
uzun süren bir sessizlikten sonra, uzun sürecek bir sessizlik öncesin yine sizlerle birlikteyiz.
ağrı dağı'ndan bir okuyucumuz rüyada yatağa kaka yapmak şeklinde bir aramada bulunmuş.
efenim şimdi rüyada yağata kaka yapmak haram mal, hırsızlık, zarar ve ziyana...bi dakka ya. rüyada yatağa kaka yapmak gerçek hayatta da yatağa kaka yaptığınıza delalet eder. çabuk uyanın allah kahretmesin.
sıçtınız.
haftaya aynı güğüm ve aynı ebatlarda buluşmak üzere. hoşçakakanız. ahhayt. öhm, pardon.
uzun süren bir sessizlikten sonra, uzun sürecek bir sessizlik öncesin yine sizlerle birlikteyiz.
ağrı dağı'ndan bir okuyucumuz rüyada yatağa kaka yapmak şeklinde bir aramada bulunmuş.
efenim şimdi rüyada yağata kaka yapmak haram mal, hırsızlık, zarar ve ziyana...bi dakka ya. rüyada yatağa kaka yapmak gerçek hayatta da yatağa kaka yaptığınıza delalet eder. çabuk uyanın allah kahretmesin.
sıçtınız.
haftaya aynı güğüm ve aynı ebatlarda buluşmak üzere. hoşçakakanız. ahhayt. öhm, pardon.
Perşembe, Ağustos 23, 2007
kusmuklu örtü
15 eylül 2006 gecesi rüyası:
kuzenim alptuğ ile bir çim sahayı beklememiz gerekiyormuş. sanırım biz işletiyormuşuz orayı. bir süre sonra annemler bize sesleniyorlar. beklemeye devam ediyoruz. ama kimse gelmiyor. işler oldukça kesat. sonra alptuğ ile çevreyi araştırmaya çıkıyoruz. meğer bulunduğumuz yer basınkent imiş. ama etraf çok değişmiş, her tarafa siteler yapılmış. yaparken de bütün ayıları öldürmüşler, ayılar biraz insana benziyor. [boşluk]. annemle kavga ediyoruz. bir anda örtünün üzerine kusuveriyorum. annem ben yıkarım diyor. vermiyorum örtüyü, ben kustuğum örtüyü sana yıkatmam diyorum.
kuzenim alptuğ ile bir çim sahayı beklememiz gerekiyormuş. sanırım biz işletiyormuşuz orayı. bir süre sonra annemler bize sesleniyorlar. beklemeye devam ediyoruz. ama kimse gelmiyor. işler oldukça kesat. sonra alptuğ ile çevreyi araştırmaya çıkıyoruz. meğer bulunduğumuz yer basınkent imiş. ama etraf çok değişmiş, her tarafa siteler yapılmış. yaparken de bütün ayıları öldürmüşler, ayılar biraz insana benziyor. [boşluk]. annemle kavga ediyoruz. bir anda örtünün üzerine kusuveriyorum. annem ben yıkarım diyor. vermiyorum örtüyü, ben kustuğum örtüyü sana yıkatmam diyorum.
Çarşamba, Haziran 06, 2007
soğuk kahve
dün geceki rüyamda cümbür cemaat bir yere gidilmiş. yurt dışında bir yer. az tanıdığım çok tanıdığım, yakın uzak birçok insan orada. kimi masalarda kimi chill-out bölgelerinde oturmakta/yayılmakta. biryerlerden soğuk kahve alana bir kahvenin bedava olduğunu öğreniyorum. ancak garsonlar bedava olan şeyin kahve değil meyve suyu ya da redbull gibi birşeyler olduğunu iddia ediyorlar. bu duruma çok sinirlenerek garson garson dolaşmaya başlıyorum. bağırıp çağırıyorum. herkesin keyfi yerinde, insanlar sağda solda oturuyor, muhabbet ediyor, içki falan içiyor. bense deli danalar gibi dolanıyorum ortalıkta. garsonlar kocaman, bana tepeden bakıyorlar, ama umrumda bile değil. bir tanesine senin yöneticin kim ben onunla görüşmek istiyorum diyorum. yok burada yönetici falan bana söyle ne söyleyeceksen diyor. kimseye anlatamıyorum derdimi. sinirden ağlayacak hale geliyorum.
ne anlama geliyor acaba bu rüya? kahveye ve bedava ürünlere olan sonsuz sadaketimi ve onlar için vereceğim mücadelenin büyüklüğünü mü anlatıyor?
ne anlama geliyor acaba bu rüya? kahveye ve bedava ürünlere olan sonsuz sadaketimi ve onlar için vereceğim mücadelenin büyüklüğünü mü anlatıyor?
Cumartesi, Haziran 02, 2007
duygularım nereye gitti? mutluluk, heyecan, üzüntü bile yok artık. Ne kadar derine gömmüşüm ki ruhumu hiçbir şey dokunamıyor. Hiçbir şeyin önemi kalmamış. Hiçbir şey yetmez olmuş.
sadece rüyalarımda yaşayıp, orada heyecanlanıp, sevip, ağlayıp, orada ölüyorum.
gerçek olan herşey uçup gidiyor er ya da geç. geriye sadece hayaller, rüyalar, varsayımlar kalıyor. halimi bile anlatamaz oldum. tanıyamıyorum kendimi artık.
sadece uyumak ve rüya görmek istiyorum.
Salı, Mart 20, 2007
anahtar kelimeler: rüyada orangutan görmek

rüyada orangutan görmek modern hayatın prangalarından daraldığınıza, ilkel hayata ve doğaya dönmek istediğinize ve kıçınızın açıkta kaldığına dalalet eder. pazar günü pikniğe gidin.
Perşembe, Aralık 21, 2006
almanca kursu ve rüya
26 eylül 2006
12:15
iğrenç sıkıcı almanca kursundayım. sene içinde verdikleri kursları satmak için 156. kez bizimle konuşuyorlar. neden burada olduğumu bile bilmiyorum. abitur yaptım dedim, bu kursu yapmam gerekiyor mu dedim. hayrola almancan mükemmel mi yoksa dediler. yok dedim ama dört günde ne öğrenicem ki dedim. yeni bir ülkeye gelmişin, dilini öğrenmek istemiyor musun dediler. dedim biliyorum ben bu ülkenin dilini. loop'a girdik kaldık öyle. sonuç olarak buradayım. sıkıntıdan patlamadığım zamanlarda fiil çekip cümle kuruyorum.
dün geceki rüyamın bir kısmında koronun konseri vardı. iki ses birbirine dönük oturuyor, ortada şef var. enteresan bir dizilim. konser başlamadan önce seyircinin -sağımızda- önünde prova yapıyoruz. biri konserle ilgili birşeyler söylüyor. baslardan biri öyleyse neden para almadık diyor. bunun üzerine konseri organize eden bayan -handan ya da ona benzer bir ismi var- kalkıp gidiyor. sonra bir sürü insan gidiyor. konser iptal oluyor gibi.
12:15
iğrenç sıkıcı almanca kursundayım. sene içinde verdikleri kursları satmak için 156. kez bizimle konuşuyorlar. neden burada olduğumu bile bilmiyorum. abitur yaptım dedim, bu kursu yapmam gerekiyor mu dedim. hayrola almancan mükemmel mi yoksa dediler. yok dedim ama dört günde ne öğrenicem ki dedim. yeni bir ülkeye gelmişin, dilini öğrenmek istemiyor musun dediler. dedim biliyorum ben bu ülkenin dilini. loop'a girdik kaldık öyle. sonuç olarak buradayım. sıkıntıdan patlamadığım zamanlarda fiil çekip cümle kuruyorum.
dün geceki rüyamın bir kısmında koronun konseri vardı. iki ses birbirine dönük oturuyor, ortada şef var. enteresan bir dizilim. konser başlamadan önce seyircinin -sağımızda- önünde prova yapıyoruz. biri konserle ilgili birşeyler söylüyor. baslardan biri öyleyse neden para almadık diyor. bunun üzerine konseri organize eden bayan -handan ya da ona benzer bir ismi var- kalkıp gidiyor. sonra bir sürü insan gidiyor. konser iptal oluyor gibi.
Pazartesi, Aralık 18, 2006
neden kabuslardan son anda uyanırız?
21 eylül 2006
18:06
sigmund freud enstitisü'nden Dr. Heinrich Deserno'ya göre rüya gördüğümüz REM fazında aslında zaten neredeyse uyanıkmışız. sadece 'motor engel' -ya da ona benzer birşey- hareket etmemizi engelliyormuş. Kabusta kurtulmaya çalıştığımız şeyden kurtulmak için stress hormonları salgılıyormuşuz. Aha da bu hormonlar -tabi ki kabusun en korkunç yerinde- az önce bahsi geçen blokajı kaldırıyor ve uyanıp 'aman tanrım çok kötü bir rüya gördüm diyormuşuz. allah göstermesin.
18:06
sigmund freud enstitisü'nden Dr. Heinrich Deserno'ya göre rüya gördüğümüz REM fazında aslında zaten neredeyse uyanıkmışız. sadece 'motor engel' -ya da ona benzer birşey- hareket etmemizi engelliyormuş. Kabusta kurtulmaya çalıştığımız şeyden kurtulmak için stress hormonları salgılıyormuşuz. Aha da bu hormonlar -tabi ki kabusun en korkunç yerinde- az önce bahsi geçen blokajı kaldırıyor ve uyanıp 'aman tanrım çok kötü bir rüya gördüm diyormuşuz. allah göstermesin.
şırnak'ta aile toplantısı
21 eylül gecesi rüyası:
şırnak gibi bir yerde bütün aile toplanmış. hikayeler anlatılıyor. bokunu yiyim'den bahsediliyor. ablam Anadolu'da bir yerlerde bunun gerçek anlamıyla kullanıldığı söylüyor. eniştem şakalar yapmaya başlıyor. çok gülüyoruz hepimiz. kocaman bir odanın içindeyiz. dışarı çıkmıyoruz ya da çıkamıyoruz. orada kalmak durumundayız. ortada bir soba yanıyor. ısınıyoruz. mutluyuz.
şırnak gibi bir yerde bütün aile toplanmış. hikayeler anlatılıyor. bokunu yiyim'den bahsediliyor. ablam Anadolu'da bir yerlerde bunun gerçek anlamıyla kullanıldığı söylüyor. eniştem şakalar yapmaya başlıyor. çok gülüyoruz hepimiz. kocaman bir odanın içindeyiz. dışarı çıkmıyoruz ya da çıkamıyoruz. orada kalmak durumundayız. ortada bir soba yanıyor. ısınıyoruz. mutluyuz.
Salı, Ekim 03, 2006
2 ekim gecesi rüyası
rüyanın genel havası bir filme benziyor. büyükbabam ve bir adam daha var. büyükbabam adamı sorguluyor. savaşta neredeydin gibi şeyler soruyor, o da 'sadece sicil numaranı söyle bana' diyor. ama büyükbabam cevap vermiyor. ben de merak ediyorum, onun da geçmişinde karanlık şeyler var demek ki diye düşünüyorum.
hararetli bir şekilde tartışmaya başlıyorlar, büyükbabam bir takım belgeler gösteriyor, pantone renk kataloğu gibi birbirine perçinlenmiş kağıtların üzerinde el yazısı ile yazılmış şeyler var.
rüyanın burasında bir atlama var, daha doğrusu çok net hatırlayamıyorum, ama ikisi birlikte bir yerlere gidiyorlar hızlı hızlı, bir yandan da tartışmaya devam ediyorlar.
sonraki sahnede büyükbabam esir tutulan bir arkadaşını kurtarmak için bir eve giriyor. birinci kattaki nöbetçiyi arkasından yaklaşıp etkisiz hale getiriyor. dar merdivenlerden üst kata çıkıyor ve yatakta uyumakta olan ikinci nöbetçiyi öldürüyor. tam yukarı çıkmaya hazırlanırken üst kattan ikinci nöbetçi iniyor. o anda büyükbabam yatakta yatan kişinin arkadaşı olduğunu anlıyor. çok üzülüyor. çok etkileyici bir konuşma yapıyor ama tam hatırlayamıyorum. 'en yakın arkadaşımı onu kurtarmaya çalışırken öldürdüm' gibi birşey söylüyor.
hararetli bir şekilde tartışmaya başlıyorlar, büyükbabam bir takım belgeler gösteriyor, pantone renk kataloğu gibi birbirine perçinlenmiş kağıtların üzerinde el yazısı ile yazılmış şeyler var.
rüyanın burasında bir atlama var, daha doğrusu çok net hatırlayamıyorum, ama ikisi birlikte bir yerlere gidiyorlar hızlı hızlı, bir yandan da tartışmaya devam ediyorlar.
sonraki sahnede büyükbabam esir tutulan bir arkadaşını kurtarmak için bir eve giriyor. birinci kattaki nöbetçiyi arkasından yaklaşıp etkisiz hale getiriyor. dar merdivenlerden üst kata çıkıyor ve yatakta uyumakta olan ikinci nöbetçiyi öldürüyor. tam yukarı çıkmaya hazırlanırken üst kattan ikinci nöbetçi iniyor. o anda büyükbabam yatakta yatan kişinin arkadaşı olduğunu anlıyor. çok üzülüyor. çok etkileyici bir konuşma yapıyor ama tam hatırlayamıyorum. 'en yakın arkadaşımı onu kurtarmaya çalışırken öldürdüm' gibi birşey söylüyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
