taksim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taksim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Aralık 02, 2012

rekonstrüktif eklektizm

yıkılmış, dönemi geçmiş, planı yok, tek yeşil alan, korunacak başka bir sürü yapı var. bunların hiçbiri önemli değil.
yapmayın, etmeyin, yapacaksanız bir bilene sorun, yarışma açın, kamuoyundan destek alın. yok, olmaz. insanın inadı inat, bir tarafları iki kanat olunca önünde kimse duramıyor, kendini bir şey sanıyor, bendini çiğneyip aşıyor.

çok meraklıysanız top sahası yapınız:

taksim stadı'nda futbol müsabakası. arkada topçu kışlası'nın bir kısmı görünmekte.


Salı, Şubat 15, 2011

denet adam ep.2



denet adam taksim meydanı'na yapılmış çiçekten dev kedi heykeline baktı. jeff koons'un puppy'sinin yandan yemiş bir versiyonu olan ve mekanla hiçbir ilişkisi olmayan bu heykeli kimin düşünüp oraya koymaya karar vermiş olabileceğini düşündü. kedinin üzerindeki çiçekler arasında yer yer boşluklar fark etti. gözleri de bir garip bakıyordu kedinin.



taksim meydanı olarak tanımladığımız bölgede bu garip kediden başka ne gibi garipliklerin olduğunu düşündü denet adam. taksim parkı girişinde genellikle boş duran sadece bir takım el işi fuarlarında, önemli gün ve haftalarda kullanılan boş ve atıl bir alan. dev konik ağaç ekran, beyaz plastik akbil satış kabinleri, giriş yapılamayan metro girişleri, çimeni olmayan minik toprak alanlar, dev bayrak direği dev elektrik direği, su deposunun önünü kapatan polis bariyerleri, üç foreks plakanın birbirine çatılmasından oluşan reklam panoları. taksim meydanı tam bir gereksiz nesne çöplüğü diye geçirdi içinden denet adam.

denet adam

denet adam taksim meydanı'na taksim parkının tam girişine kurulan ucube dev koni ekrana baktı. devrim sonrası rusya'sından fırlamış gibi görünen bu yapının tepedeki yaklaşık 10'da 1'lik kısmın yamuk olduğunu fark etti. ayrıca ekran üzerinde piksel görevi gören ışıklar çok seyrek bir şekilde yerleştirilmişti ve koni de yukarıya doğru çok fazla daralıyordu. bu da üzerinde yazan yazıların okunmasını zorlaştırıyordu. ayrıca koni üzerinde akan yazılar akıcı bir şekilde ilerlemiyordu. denet adam hangi aklı evvelin böylesine saçma bir yapıyı tahayyül edip hangi sebeple oraya diktirmiş olabileceğini düşündü.