bunları hep kestik:
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma, Ağustos 06, 2010
beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar
insanların mezarlıklara gömülmesi fikrine karşıyım. daha doğrusu mezarlıkların sıra sıra taşlar, eğri büğrü yollar ve gösterişli mezarlardan oluşmasına. isterim ki öldüğümde bir ağacın altına gömüleyim. üzerine bir yere de ismim yazılsın, çocuğum, torunum, torunumun torunu beni ziyarete geldiğinde köklerime bir kova su döksün, yanında oynasın, dalına salıncak yapsın. ağacım büyüsün gelişsin, şimdi mezarları nasıl sökemiyorsak yerlerinden, o ağaçları da kesmek günah olsun. bu arada insanların aslında gömüldükleri mezarın altında olmadıklarını ve zamanla -genelde eğimden dolayı- başka yerlere kaydığını biliyor muydunuz? yani sizin başına gidip dua ettiğiniz o mezar taşı aslında kaybettiğiniz yakınınızın üzerinde durmuyor artık, daha doğrusu yakınınız o taşın altında değil artık.
bu fikri anlattığım birkaç kişi, bundan o kadar da fazla heyecanlanmamıştı, ancak ben hala standart mezarlık sistemine göre çok daha doğal, anlamlı ve heyecan verici olduğunu düşünüyorum. bugün aşağıdaki tasarım projesini gördüğümde bu yüzden çok mutlu oldum. işte tam olarak söylemek istediğim bu.
ayrıca bu yeşil mezar-lık- fikri bir 10 senedir var olan bir şeymiş. örneğin a.b.d.'de kinkara adlı bir şirketten çevreci kefenler sipariş etmek mümkün.
Çarşamba, Haziran 09, 2010
soğuk savaş ne kadar soğuktu?
sürekli soğuk savaş deyip duruyoruz. sanki 50 sene boyunca hiç savaş olmamış, hiç insan ölmemiş gibi. sanki dünyanın iki büyük gücü -birbirleriyle- savaşmayınca sıcak savaş olmuyormuş gibi. o 50 senede neler oldu? kaç savaş yaşandı? kaç kişi öldü? bunlar ikinci dünya savaşı verileri ile karşılaştırıldığında sayıca az kalsa da küçümsenebilir rakamlar mıdır?
sadece bu iki ülkenin -resmen- içinde olduğu üç büyük savaş var:
1950-53 Kore Savaşı. yaklaşık 5 milyon ölü -2.5 milyon asker, 2.5 milyon sivil-
1959-75 Vietnam Savaşı. yaklaşık 6 milyon ölü -1.5 milyon asker, 4.5 milyon sivil-
1979-89 Afganistan Savaşı. yaklaşık 2 milyon 250 bin ölü -250 bin asker, 2 milyon sivil-
bunlar dışında abd ve sscb'nin parmağını sokmasıyla tetiklenen onlarca iç savaş, darbe ve katliam da cabası.
bana göre en sıcak savaş soğuk savaştır.
ahahah! gorbiciğim iyi yedik birbirimizi ha. ne dersin bırakalım mı artık?
sadece bu iki ülkenin -resmen- içinde olduğu üç büyük savaş var:
1950-53 Kore Savaşı. yaklaşık 5 milyon ölü -2.5 milyon asker, 2.5 milyon sivil-
1959-75 Vietnam Savaşı. yaklaşık 6 milyon ölü -1.5 milyon asker, 4.5 milyon sivil-
1979-89 Afganistan Savaşı. yaklaşık 2 milyon 250 bin ölü -250 bin asker, 2 milyon sivil-
bunlar dışında abd ve sscb'nin parmağını sokmasıyla tetiklenen onlarca iç savaş, darbe ve katliam da cabası.
bana göre en sıcak savaş soğuk savaştır.
ahahah! gorbiciğim iyi yedik birbirimizi ha. ne dersin bırakalım mı artık?
etiketler
a.b.d.,
afganistan,
gorbaçov,
ikinci dünya savaşı,
insan,
kore,
ölüm,
reagan,
s.s.c.b.,
soğuk savaş,
vietnam,
yorum
Cuma, Haziran 26, 2009
eni yacı yokke

annanemlerin evinde ablamın elinde bad albümünü gördüğümü hayal meyal hatırlıyorum. maykıl ceksın çok manyak bişeymiş. evde saatler süren moonwalk denemeleri. ayakkabıların parmak ucunda yükselip bir el hayali bir şapkayı tutarken diğer elle apış arasını tutarak dengede kalmaya çalışıyordum. ilk ve orta okul hayatım öğretmen masalarının üzerinde geçti maykıl ceksın yapıcam diye. black & white'da yüzlerin birbirine dönüşmesini hayretle izleyip, sonunda araba parçaladığı, sansürlenen bölümü görmek için kanal kanal dolaşmıştım.
işin garip tarafı, dünya üzerinde yukarıdakine benzer hikayeleri anlatabilecek birkaç yüz milyon kadar insanın olması. 80'leri ve 90'ları iki kelimeyle anlatmak gerekse herhalde maykıl ceksın demek yeterli olurdu. son yüzyılda dünya üzerinde bu kadar çok bilinen, sevilen ve taklit edilen başka bir insan daha olmuş mudur bilemiyorum.
bu kadar ikonik insanların ölmesini kavramakta da güçlük çekiyor insan. her ne kadar bir burukluk hissetmiş olsam da içinde, bence maykıl ceksın zaten 90'ların sonunda ölmüştür. maddi ve manevi acılarından kurtulduğu için mutludur bile belki şimdi. huzur içinde yatsın.
bu arada en güzel maykıl ceksın şarkısı kesinlikle kipon vitı toştoş donsatti gerino'dur.
not: bu arada çarli'nin meleklerinden farah fawcett de öldü. dünya o kırmızı mayolu fotoğrafı unutmayacak.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


