60'lar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
60'lar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ekim 08, 2010

yurttan sesler v.2

Pazartesi, Mayıs 24, 2010

hey gidinin orhan'ı

radikal ve özgün gencebay'cılık gibi zırvalar çıktı şimdi. o eskidendi yavrular.  orhan baba'nın 68-79 arası döneminin en süperli şarkıların, en radikal ve özgün bestelerin zamanı olduğunu düşünmekle birlikte 80'lerin ortasından sonra artık ana akım haline gelmiş, her müzik türünün içine sızmış olan arabeskin pek radikal ve özgün bir yanının kalmadığını belirtmeyi bir borç bilirim. kırılmaca darılmaca olmasın sonra.

şu güzelliğe bak (1969)


karizma oturmuş artık (1976)

orhan çarklar arasında (1979)

hey gidinin barış'ı

o hep çok iyi olmuştu. 80'den sonra bir haller oldu gerçi sebzeden hayvanat bahçesine, kağıt paradan lahmacuna uzanan geniş bir yelpazede ilginç eserler verdi, ama olsun. canım o benim. lale çağlar ile evlenirken düğünde misafirlere bu plağı dağıtmışlar. bir yüzü "ne kadar mutluyuz", diğer yüzü "ne kadar mutlusunuz". sene 1975







hey gidinin cahit'i


john gibi adam. daha bile havalı belki. ama o zaten hiç olamadı. bir 10 sene işte, en son 1977'de olmuş. o kadar. 

Perşembe, Nisan 29, 2010

adana restoran?

bbc'nin beatles belgeselinden bir kare. gerçek bir adana restoran mı, öyle mi denk gelmiş bilemiyorum.

Perşembe, Mart 25, 2010

memleketten yaz müzikleri


de ki ona, allah ondan razı olmuştur. 

Çarşamba, Eylül 23, 2009

çöken doğunun malları bunlar

biz doğu alman tasarımını sade ve gösterişsiz bilirdik.


ddr19
Originally uploaded by brucesflickr

tequila!

hollanda'daki doğu almanya tasarımı sergisinden. aslında likör ikram etmek için ama sadece bunun için kullanılacak diye bir kural yok tabi ki. bu arada son zamanlarda düğünlerde birincisi içimi hafif kendisi ağır buzlu teklerin moda olduğunu ikincisi bunların üzerinde bardakların konduğu girintileri olan fırın küreği gibi bir metrelik tepsilerde servis edildiğini görüyorum. gayet pratik. teklerin dans ederken ayağınıza kadar gelmesi de cabası


ddr47
Originally uploaded by brucesflickr

Pazartesi, Haziran 22, 2009

halay eşiği

peyote'de dj'lik gecelerinde çok farklı senaryolarla karşılaşmak mümkün. kimi zaman mekan büyük bir hızla boşalırken, kimi zaman insanlar saatlerce orta kattan çıkmayıp sabahı edebiliyorlar. bu iki durumun bir nevi kombinasyonu olan senaryoda ise önce konser sonrası insanların %70'i 1-2 saat içerisinde dağılıyor ve geri kalan insanlar çılgınca eğlenip sabahı ediyorlar. ancak hangi durumun ne zamam gerçekleşeceğini öngörmek neredeyse imkansız.

işte dün bu üçüncü durum yaşandı. önce çalacaktım, sonra sadece konser öncesi çalacak oldum, bu yüzden en sıkı şarkıları acımadan çaldım ve fakat konserin başlamasına yarım saat kala sonrasında da çalacağımı öğrendim. durum böyle olunca konser sonrası şarkılar ister istemez önce türkçe rap'e oradan 60'lar 70'ler rockına oradan da yine o dönemlerin bildiğin oyun havalarına kayıverdi. dans pistlerinde ilk kez denediğim zafer dilek, dinleyicilerden tam not aldı. saat 03:45 gibi halay eşiği aşıldı. kapanış erkin koray'dan tımbıllı (birinci video), ve barış manço'dan derule (ikinci video) ile geldi. saatler 04:35'i gösteriyordu. insanlar sakinleşsin diye özdemir erdoğan'dan yarın belki geç olur çalarken sivil polis falan geldi. ışıklar açıldı, ses kısıldı, evlere dağıldık, yattık uyuduk.



Salı, Mart 27, 2007

dost acı söyler

cem karaca 45'liklerinden sonra erkin koray'a geçtim bu hafta. o dönem yapılan müziklerin büyük bir kısmının hastası olsam da sanırım cem karaca'yı daha çok seviyorum.

karizmaya gelelim

erkin koray'ın da pek hoş parçaları var, favorilerim kızları da alın askere, çiçek dağı, krallar, tımbıllı -böyle gider bu- ama bazen çok arabesk oluyor hoşuma da gitmiyor. zaten koray'ın şarkıları daha çok sevdiğim gitti, acılıyım, dertlerime derman yok, saçlarım beyazladı, aşkımız bitecek vs. daha acılı konular. cem karaca daha bir anadolu rock haydi yiğitler, atlarımıza bindik gidiyoruz, yallah hücum daha kahramanlar genel olarak. o da gerçi sonradan fazla politik oldu hiç sevemedim yeni hallerini, erkin koray da aynı şekilde 'akrebin gözleri' hala rüyalarıma girer.

daha bir çiçek çocuk, ama hınzır da

neyse efenim uzun lafın kısası 65-75 arası türk müziğini tanıyalım sevelim, sevdirelim. bu arada mustafa özkent'in gençlik ile elele adlı saykodelik türk fankı tarzındaki akılalmaz albümü tekrar keşfedilip bize sunulmuş, bu sayede öğrendim ben de ve sadece 'yuh' diyebildim. abi sen ne yaptın?

çift baterinin muhteşem uyumu, gitarlar, baslar, o enerji o tempo, bir de hepsini sen 1 günde yap, olacak iş mi? olayın komik yanı ise adamların kayıt sırasında nasıl birşey yaptıklarının farkında olmamaları. neyse, dinlemeyene adam demiyorum ben.

it değiliz biz ki dağa küselim
öküz değiliz ki bağı sökelim

Pazartesi, Mart 19, 2007

gecenin şarkısı

bu gecenin -hatta haftanın bile olabilir- şarkısı cem karaca'dan emmoğlu, -hayır bildiğimiz acılı ferdi tayfur şarkısı değil.
Üflemelileriyle, piyanosuyla, düzenlemesiyle, harika vokali, insanı oturduğu yerde tempo tutturan ritmiyle, herşeyiyle mükemmel bir şarkı. Türkiye'de özellikle 60'ların ortasından 70'lerin ortalarına kadar yapılanları görünce insanın dibi düşüyor gerçekten.
şarkının orkestrasyon kısmı da Ferdy Klein Orkestrası tarafından çalınmış.

şu urfa'nın kızları ah leylim vah leylim emmoğlu
kibritsiz kandil yakar dayoğlu
kibritsiz kandil yakar beyoğlu