sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Nisan 17, 2010

kendinizi şomartın

bütün kişisel gelişim kitaplarının en büyük zırvalığı olan "kendinizi sevin, kendinizi şımartın" cümleleri çoğu zaman bizim için birşey ifade etmez. nasıl sever bir insan kendini, nasıl şımartır? aha da böyle:


çay: çaykur, ekmek: aynalı fırın, beyaz peynir ve mihaliç peyniri: itimat şarküteri, edam ve biberli gouda: rani organik peynir, yumurta ve sucuk: erciyes şarküteri, siyah ve yeşil zeytin: erzurum şarküteri, krem peynir: pınar, sarımsak sos: heinz.

moda dergisi gibi oldu.




Pazartesi, Ekim 22, 2007

teke zortlatması

gece 4'te yatmışım. evet, dün bütün gün boyunca -hatta iki gündür- hiçbir iş yapmamış olabilirim. ve hatta gece bilmemkaçlarda yatıp günlerin yarısını fosur fosur uyuyarak geçirmiş olabilirim. ama pazarının pazartesi'sinden tek farkı 4 harf olan bir insan olarak haftasonu düzenimi haftanın ilk günü -ki benim için haftanın ilk günü çarşambadır- bozmaya hiç niyetim yoktu. ta ki saatin 8'inde odama hunharca girilene kadar. yakın çevremde annem olarak bilinen annem uykum konusunda her zamanki hassasiyeti göstererek bir hamlede odama girdi. sebep? o an çok ihtiyacı olan bir şeyi almak mı? kütüphanemden kitap seçmek mi? bana çok önemli bir şey sormak mı? hayır, hayır ve hayır. bu naçizane ziyaretin tek sebebi kirli olduğunu düşündüğü çamaşırları almak. ben beyin özürlü olduğum için onları kirliye atamıyorum çünkü. ya da sanki 2 saat sonra eve hanife gelmeyecek. o kadar önemli ve tam da o anda yapılması gereken bir iş ki.
bir de öyle kritik bir anda yaptı ki bu hareketi şu an delice uykum olmasına rağmen uyuyamıyorum. henüz ayılmamış olduğum için ders çalışamıyorum. günümü resmen başlatacak olduğu için kahvaltı edemiyorum. çok mutsuzum. bu en az hiçbir işim olmayan bir günün sabahında saat 8'de 'hadi kahvaltı hazır' denilerek sadece benim için -neden o saatte olduğu tam bir muamma olan- hazırlanmış sıradan bir kahvaltı kadar sinir bozucu. çok mutsuzum.

Salı, Mart 20, 2007

günaydın five senses

gün geçmiyor ki gazetelerde five senses ile ilgili bir haber çıkmasın. Bu benim takip edebildiğim üçüncü haber şu ana kadar. iki tane de maison francaise -bunun yazılışını öğreneceğim bir gün- bir de natura diye bir dergide çıkmıştı. Sabah'ın Günaydın eki baskıdan taze çıkmış yeni fotoğraflarımızı ve açıklama metinlerimizi kullanaraktan bir haber yapmış. sağolsunlar.

Lowline
Avşar Gürpınar'ın 'Lowline' adlı tasarımının Türkçe adı 'çömelmelik'... -evet-
Tasarım, yere yakın bir oturma birimi olarak tanımlanıyor. -çok düşündük nasıl tanımlasak nasıl tanımlasak, ahmet dedi böyle tanımlayalım, iyi dedim-
Esnafın dükkan önüne attığı ya da sokaktaki kahvehanelerde kullanılan alçak taburelerden ve Türkler'e özgü çömelme hareketinden yola çıkan Gürpınar -estağfurullah, avşar diyebilirsiniz-, eski ve unutulmaya yüz tutmuş alışkanlıkları yeniden, farklı bir biçimle yorumlamış -vay beee- .