Çarşamba, Temmuz 07, 2010

herşeyin başı sağlık

-merhaba abi nasılsın?
-iyiyim canım sen nasılsın?
-nolsun abi, sağlığına duacıyım işte.
-nasıl?
-sabah akşam manyak gibi dua ediyorum sağlığına. yatıp kalkıp dua ediyorum. yatarken edemiyorum. gezeleyerek ediyorum. sağlığım bozuldu bu yüzden.
-yapma etme güzelim. yazıktır.
-gözüme uyku girmiyor. süphaneke'yi bitiriyorum kuluvallah'a başlıyorum. allahümme salli allahümme barik ve tebare kesmük derken sabah oluyor.
-ah, ah canım benim. sağ olasın.
-sen sağ olasın abi, boşuna mı ediyoruz o kadar duayı.

dijital arkeoloji: arapça burçlar

bunlar da arapça burç isimleri. yine kesin bir yerlerden arak. tarih nisan 2006.



Arapca burçlar ;
Koç       : davar-ül kurban
boğa     : sığır-ül camış
ikizler   : adem-ül çift-i aynen
yengeç  : mahluk-ül derya-ül böcekvari
aslan    : malukat-ül vahşi
başak   : nebatat-ül arpa vü yulaf
terazi   : endaze-i kantar
akrep   : haşerat-ül zehr-i zıkkım
yay      : silah-ül zemberek
oğlak   : davar-ül sakal-ı sivri
kova    : damacana
balık    : mahsulat-ı derya

dijital arkeoloji: osmanlıca hastalık isimleri

büyük ihtimalle sözlükten arak olduğunu düşünüyorum. 2006 nisan'ında gelmiş:



Osmanlıca hastalık isimleri ;
ısrar-ı sabit: obsesive compulsive bozukluk
manyak-ı cinneti inhitatiye: manik depresif
vaka-ı kuşku: paranoya
bimar-ı bimar : hastalık hastası
sümük-ü daim - grip
kıprama-i daim: parkinson
sark cibani- ciban-il sark - çıban
volkan'ul buzuk-hemoroid,basur
sabit-i daim- felç
duhul-u naaş : nekrofili
duhul-u veled: pedofili
redd-i nimet: anoreksiya nevroza
efkar-ı mütemadi: depresyon
iktisab edilmiş muafiyet noksaniyeti alametleri: aids (acquired immune deficiency syndrome)
mefta-ül uckur: aids
kabz-ul meshane: prostat
benek-i firfiri- kızamık
tütün-ul fosur fosur - akciğer kanseri
sirayet-i vesvese: aile paranoyası
şirpençe:şarbon
Gaka-ül daimi : ishal
bimar-ı behcet : behcet hastalığı
duhul-u hayvanat : zoofili
tırsıye-i anakıb : orumcek korkusu
avdet-i devr-i veled: alzheimer

dijital arkeoloji: firilens

freelance çalışmak gibisi yok doğrusu. mis gibi...diye düşünüyor olabilirsiniz. ama kazın ayağı pek öyle değil malesef. bu haftaki dijital arkeoloji çalışmaları kapsamında 2005 yılından bir mail geliyor. serbest çalışmanın iyi yanları kötü yanları:



Pro:      You get to do the jobs you love and can turn down ones that don’t fit.
            You can work in your pajamas
            No commute (if you work from a home office)
            You get to wear many different hats: accountant, salesperson, designer, etc.
            If there is no work to do, you can be done for the day, not sit and check email or whatever you do if you are      ‘           'done’ but pretending to work.
            You can visit the doctor or grocery store and run errands midweek and avoid crowds.
            You can write off any/all design related purchases.
            You can take vacation whenever you want.

Con:     You have to wear too many hats! You don’t get to just do what you do best, which is, hopefully, design
            Very little social interaction. I worked from home for 3 years and it got old, fast.
Learning from others: a work situation where you interact with people day to day offers a multitude of learning opportunities. As a freelance designer, you can learn from each project, but not from the ambient room experience and day to day interactions as much.
Steady pay! It’s nice to know you will have continuous income and benefits.
You have to buy all of your supplies, computers, etc.
You never take a vacation because you are afraid you’ll never get another client.

Pazartesi, Temmuz 05, 2010

reklamın kötüsü

reklamın iyisi kötüsü olur bence. mesela ben gidip hayatta balinler'den önlük almam. babaoğul inşaat'a bina yaptırmam. erdem'le yeni keşfettiğimiz bu reklam formatı ise oldukça iyi bence. reklamcılar, hadi yine iyisiniz.


hasan, erkekte son nokta. iki kere rafine.



hüseyin, erkekte bir dünya devi. deneyin, vazgeçemeyeceksiniz.

yaşasın avusturya

avusturya istiklal marşı. awkwardly covered by nikolaus.

schweinsteiger

futbol enteresan.


schweinsteiger from avsar gurpinar on Vimeo.
language: enabling or preventing? liberating or enslaving?

senin boyut kaç?



yerini şu an hatırlayamıyorum ama böyle bir şey var. yemin billah. şimdi bir yandan bunu yapan adam haksız mı? aslında değil. yani resimde gördüğümüz billboard aslında 3 boyutlu bir billboard. ama yine de, yani, aman neyse ben birşey demiyorum.

dingo kimdir?


Geyikli - Bozcaada feribotlarının orada kocaman bir tabelada yazıyor bu. yemin billah. Müzisyen, hurdacı ve seyyar satıcının ortak yanı nedir onu anlayamadım yalnız? Neyse böyle bir şey var yani, adaya gitmek isteyen tüm müzisyen, hurdacı ve seyyar satıcılara duyurulur, hanzo olarak giriş serbest bu arada.

Perşembe, Temmuz 01, 2010

kim kimdir? // kenan evren


Ordu komutanı. 1980 darbesinin başındaki kişi, sonrasında cumhurbaşkanı ve ressam. 



80 darbesi sonrasındaki idamlar hakkında: "Hainleri asmayalım da besleyelim mi?", 3 Ekim 1984


Kıbrıs harekatı hakkında: "Netekim biz Kıbrıs'a girdik.. Baktık karşı koyan yok, x köyünü de alalım bari dedik, netekim orayı aldıktan sonra, ilerledik biraz içlere doğru, netekim baktık orda da karşı koyan yok, dedik burayi da alalım biz, ilerde masa başında toprak vermek zorunda kalırsak buraları veririz bari, onun üçün, onun üçün, onun üçündür kü, ben toprak tavizine sıcak bakıyorum."


Okullarda derslere zorunlu din dersi konulması hakkında: "Zaten halkın %75'i din dersi alıyordu."


1982 Anayasa referandumu hakkında: "Netekim oylarınızı hayırlı olsun diye Hayır'a basmayın. Hayır demek bu anayasayı onaylamamak demektir. Evet'e basınız."


Sivas katliamı hakkında: ""Gereksiz bir konuşma sonunda çıkan olay, solcularla dinciler arasındaki çekişmeye dönüşüyor. Bunu önlemek lazım. İnsan dinsiz olabilir. Ama bunu ilan etmenin gereği yok."