Cuma, Aralık 28, 2007

bayram abi ve yeni kıl

taa günler öncesinden başlıyor. british council. bana güzel bir bayram ve iyi bir yıl diliyor. hayatım boyunca önünden bile geçmemişim british council'in. ona ne benim bayramımdan. bu da yetmiyor, yeni yıl dileklerimi elektronik olarak göndermek istersem e-card sayfalarını ziyaret edebilirmişim. işim gücüm yok, anlamsız ve samimiyetsiz e-cardlar göndereceğim insanlara. hiç sanmıyorum biritiş kansil.




ardından miles&smiles geliyor. mutlu bayramlar diyor m&s. bu bayram da dünyanın tadını onlarla çıkaracakmışım. her uçuşuma verdiğiniz tırnak kadar hediye mille biraz zor çıkarırım. kuru kuru bayramımı kutlayacağınıza bir 200 mil verseniz bana mesela ne güzel olmaz mıydı?



ardından sabancı fırtınası başlıyor. neredeyse her departmandan tebrik mesajları yağıyor. buna isimlerini bile duymadığım insanların bireysel mesajları da eklenince iş çığırından çıkıyor.

ilk mesajımız yönetici geliştirme merkezinden. kendilerinin varlığından bile haberim yok. neyse kart fena değil ama gören de bayram süper neşeli ultra eğlenceli birşey sanacak. her kurban bayramında sokaklar insan ve koyun kanları ile sulanmıyor mu sevgili yönetici geliştirme merkezi? e-mail ile bayram kutlamayı reddeden binlerce insan trafikte saatler ve saatler geçirmiyor mu? ha renk derken kirli kırmızı ve griden bahsediyorsanız diyecek birşeyim yok tabi.




yazma becerileri merkezi, imla hataları ile dolu bir mesajla Sabancı Üniversitesi ailesine mutlu ve sağlıklı nice bayramlar diliyor. nice bayramlar lafından umutlanıyorum, belki 5-10 bayramımı birden kutlamışlardır diye.

ardından mali işler direktörlüğü bir önceki ile aynı programla hazırlandığı ayan beyan ortada ve sadece bir grafikten ibaret olan bir maille kutluyor bayramımı. ben de kendilerine maaşımın üçte birinin nereye gittiğini sormak istiyorum. tutuyorum kendimi.




bunu takip eden dakikalarda yönetim bilimleri fakültesi hiç geri kalmıyor ve aynı formatta fakat hem türkçe hem ingilizce hazırlanmış şahane mesajı ile çakıyor tebriği. yalnız mesajın ingilzcesinde 'we wish you a happy holiday season' diyor. yani aslında bayramımı kutlamıyor da bana mutlu bir tatil sezonu diliyor. bu şekilde bayram=tatil denklemi empoze ediliyor tebrikanta. ayrıca benim bildiğim season uzun süreler için kullanılan bir kelimedir. summer season, hunting season gibi. 3 günlük tatilin neresi sezon oluyor anlayabilmiş değilim.



anlamaya anlamaya bir sonraki tebriğe geçiyorum. bu da öğrenci kaynakları biriminden geliyor. 'nice güzel bayramlara' diyor öğrenci kaynakları birimi. öğrenci değilim, ama olsun yine kabul etmemezlik etmiyorum. yalnız tebrik kartı bir yerden tanıdık sanki. bu arada bu kutu kutu kartların üzerindeki resimlere de dikkatinizi çekmek istiyorum. şeker bayramı tebrik kartı olduğu ayan beyan ortada olan bu kartları yollama cesaretini/ yüzsüzlüğünü?/ tembelliğini? gösterdikleri için bütün bu birimleri alınlarından öpüyorum.






bayramınız mübarek olsun


sabancının bilimum birim, ünite. merkez ve fakültesinden aldığım tebrik mesajlarından sonra doğrudan pazarlama iletişimcileri derneği ve seyahat sigortam sekreteryası gibi abidik gubidik yerlerden mesajlar gelmeye devam ediyor. bu noktada sekreteryanın maili gerçekten evlere şenlik, umarım burada görünebilirler:


KURBAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMİZ İLE KUTLAR ,
BERABER GEÇİREBİLECEĞİMİZ DAHA NİCE HAYIRLI VE MUTLU
BAYRAMLAR DİLERİZ......

gözlerim doluyor. içim kalkıyor. ağlamak istiyorum. ışık hızı ile siliyorum mesajı.

sayın rektörüm karadoğan'ın bayram tebriği süsü verilmiş 'mezunkartıalırsanızbütünbuhizmetlerimizdenyararlanabilirsinizbakınne
kadarçokçalışıyoruz' mesajı geliyor. sempoş bir yapıya sahip olmaması ve ilerde faydalanabileceğim bir hizmetten bahsetmesi açısından çok fazla kızamıyorum. siliyorum ve geçiyorum.

yine beni benden alan bir bayram tebriği mail yağmuru da alman lisesi mail grubuna geliyor. en anlamadığım olay da bu. tanıdığın bildiğin adamın bayramını -illa e-mail ile kutlayacaksan- ona özel bir mail atarak kutla. ben seni hayatımda görmemişim, bayram tebriğini ne yapayım? sinirlerim tepeme çıkıyor. 'herkesin kurban bayramını mübarek olması dileği ile kutlarım'lar, 'daha önce kutlamıştım ama hadi bir daha kutlayayım'lar, 'ay ne kadar çok tebrik mesajı geldi her aybaşını bayram yapalım'lar, '136 yıldır bayram kutluyorum böylesini görmedim'ler -ne gördüğünü bir de ben anlayabilsem-, 'hem bayramınızı hem noelinizi kutlarım -öylesine de tüm dinlere eşit mesafede bir insanım'lar, 'bayramınızı kutlarım bu arada websitem yenilendi bakmaz mısınız'lar -bakmayız- ve niceleri.



buraya kadar yazdıklarım sadece mail yoluyla gelen tebrikler. facebook'u ve oradan gelen yine birbirinden sıkıcı mesajlara, oyuncak ayılara, koyun karikatürlerine ve bilimum sempoş tebriğe hiç değinmiyorum bile.

tüm bunlar bitti derken yılbaşı mesajları akmaya başlıyor, iyi seneler, mutlu yıllar, beraber sağlıklı mutlu bir yıl geçirmek dileğiyle, beraber duvara kafa atmak niyetiyle, yılbaşında kafaları bir dünya yapmanız dileğiyle, yeni yıla yepyeni donlarla girmeniz temennisiyle, en kötü yılımız böyle olsun lan dilerim, yeni yılınızı en içten böreklerimle kutlarım be, yeni yılda bütün kalorüferler istediğiniz gibi olsun işallah....çıldırmak işten değil.

2 yorum:

deniz ural dedi ki...

Gelen mailin konusunda "iyi bayramlar" "mutlu yıllar pıtırıklar" "herkese iyi seneleeeeeeeer" filan yazan mailleri açmadan silme alışkanlığı edindim. Zira, senin de pek güzel ifade ettiğin gibi, pek görülmeye değer bir şey yok.

Bak, şiir bile yazdım az önce:

Hemen sil kutlama maillerini
Boşu boşuna sinir yapma
Saymaya başla bayram gelirlerini
Yılbaşında alkolden kaçma


:)
İyi yıllar

jack skellington dedi ki...

bayramları sildim. yılbaşlarını biriktiriyorum. bugün saat 12'de toplu halde sileceğim.
hepinize yortu dolusu noeller tortu dolusu bayramlar ve korku dolusu yılbaşları diliyorum. amin.