Cumartesi, Aralık 14, 2002

soru:bi insani mutlu edebilecek en küçük sey nedir?
ceap: böyle bir sey o kadar küçük olabilir ki aslinda fiziksel olarak varolmasina bile gerek yoktur.
alternatif ceap:ancak sadece fiziksel açidan incelendiginde ceap sivrisinek.
sefgili günnük;
çok mutluyum bugun o yuzden seni bütün hödüklügün ve gudikliginle kabullenmeye karar verdim.

Pazar, Aralık 08, 2002

ev istilacilarinin istanbul subesi burcu scognalli tarafindan istila edilen odam hunharca dekore edildi. Duvarin kenarinda disardan gelen nemle hemen yanindaki kendisinin portakal renklisiyle hibritlesen ve mükemmel bir görüntü kazanan mavi krapon kaadi arkasina karton dikilmek -gerçek anlamda-, üzerine fotograflar yapistirilmak ve duvara cakilmak suretiyle odanin sol ön kösesinde bir duvara eklendi. Hemen yanina yillardir dinlenmemis ve büyük ihtimalle çok uzun süreler de dinlenmeyecek olan eski plaklar ortalarindan duvara saapildi.
Odanin bir diger kosesinde durmakta olan dolabiln kapagina az önce duvara saapilmis olan plaklarin kaplarinin ortadaki deliklerine fotolar yapistirilarak bir foto albumü görüntüsü kazandirildi, bu arada plaklarin ve krapon kaadinin oldugu kosede duran ve gereksiz yer kaplayan masa üzerindeki pikap odanin baska bir kösesine konularak disari atildi ve dier masa sola dogru cekilerek orada ufak bir yastik kösesi yeri açildi.
Bütün bu deisikliklerle oda daha sicak ve daah genis bir görünüm kazandi bana göre. Odanin bu gunleri gormesini saglayan pastörize yogurt uzmani Burcu Kaymakligil'e tesekkurlerimizi bir borç biliyoruz. Biz kimsek artik?
hmm neler yapabilirim, neler yapabilirim?
kahve evet kahve içebilirim kahve güzel kahve cici kave sicak kahve, sonra yaninda çikolata yiyebilirim, tatli çikolata mutlu çikolata, baska baska ne olabilir bakalim hmm yemek yiyebilirim büssürü yemek, güzel yemek bayram yemek anne yemek baba yemek, soona soona eet sey var neydi o ya hah evet çorba hazir çorba tavuk çorba tuzlu çorba;
daa büsürü sey var gidim bakim hepsini yiyim içim mutlu oliyim, oliyim dimi? oliyim oliyim.
hayatimda fazla olan ya da istemedigim gibi olan seyler var ama ne olduklarini belirleyemiyorum bunlarin. SanIrIm bu fazlaliklar baska bazi seylerin eksikliklerinden kaynaklaniyor. Benim elde etmek için hiç çaba göstermedigim ve yokluklari gorunurde çok daha basit seylerle doldurulabiliyormus gibi görünen seylerin. O kadar çok yagmur yagiyor ki. Hayat benim dengesizligimle bas edemiyor sanirim ki ben de edemiyorum ki hiçkimse edemiyor. Zaten artik dengesizligime dengesizlik demek ona haksizlik yapmak olmaya basladi, çok bambaska birsey oldu o simdi. Bütün isteklerimin, kararlarimin, alisknaliklarimin, davranislarimin -davranamayislarimin- önüne geçiyor.Sadece yüzlerce damlanin ani anda camlara çarpinca çikardigi sesten kurtulmak için camlari kirmak istiyor canim. Ama artik degisecegim, tabiki bambaska bir insan olmayacagim ama "ben" dedigim ve yillardir hoyratça fiziksel ve ruhsal açidan sömürdügüm bu sey'e daha iyi davranacagim, belki daha acimasiz olmaya da çalisabilirm. Belki bunlar kocaman yalanlar da olabilirler. DIsarIsI ve içerisi çok farkli seyler simdi, ikisi de varliklarini alabiligine hissettiriyorlar. Ve ben yüzbin sene boyunca bu koltukta oturup yüzbinsene boyunca ayniyagmurdan nefret edip yüzbinseneboyunca güzel seyleri özlemeye devam etmek istiyorum

Çarşamba, Aralık 04, 2002

cumartesi günü yapamadigim seyi bugun yaptim ve huzur dolu bir gün geçirdim -geçiriyorum-.
12ye kadar uyku televizyon banyo net dörtlüsünü ilerleyen saatlerde güsel bi yemek daha çok televizyon ve kitapla süslemeyi planliyorum.
bu isin en güzel tarafi da aslinda bu kadar çok sey yapiyor -yapacak- olmama ragmen aslinda hicbirsey yapmiyor olmak.
i'm special agent nasstasjia kinski, and this will be the most peaceful day of my life.
simdi artik bilemeyiz biz hiçbirsey çünkü bir zamanlar ardimizda biraktigimiz hersey yoklar artik bizim için, ama birgün arkasini dönmek zorunda kalmaz mi insan? bir kere bile olsun bakmak istemez mi geride kalanlara -ki yanibasindadir izleri hepsinin-?
sitemeterimi 200'e getiren herkese çok tesekkur ve cumartesi günü bi bira benden.
-hm 200*1=200 milyon??!!-
yok yok bira mira vazgeçtim, çok isteyene bi öpücük veririm.

Pazartesi, Aralık 02, 2002

bir gün üç orangutan yolda yürüyorlarmis biri digerine demis ki: uyyuajjjguhuggguuaaaa
öbürü de demis ki: ghhhhnnnaaaaaaaarrghhhh

ahaha ahaa bayiliorum bu fikraya ya, bunun bi de flamingolusu var ama bu daa komik bence.
gece yine boyutsuz karanligiyla karsimda, orada olduunu bildiim seylerin bile varliklarindan emin olamiyorum simdi.
huzursuz bir huzur, mutlu bir mutsuzluk gibi hepsi.