Pazartesi, Nisan 09, 2007

tek başına


Bu şehrin tadı bazen en iyi tek başına çıkıyor. İlkbaharda, gündüzleri ve güneşli günlerde. Kimseye odaklanmak zorunda kalmadan, üşümeden, ıslanmadan, terlemeden, sadece ve sadece şehre ve ona ait olanlara bakarak.

Ancak böylesine açıkken zihnin, fark edebiliyor ve anlayabiliyorsun olağandışılığını ağır ağır ilerlemesini annesinin omzunda uyuyan çocuğun, anlamsızlaştıkça vazgeçilemez oluşunu dükkanının önünü süpürmesinin ama aslında temizlememesinin yaşlı amcanın, kuşkucu umusamazlığını gömleğini pantolonunun içine sokarken etrafı kuşkulu bakışlarla süzen adamı ve zamanı parçalayışını yavaş yavaş azalan bira köpüğünün.

Ancak bu yalancı yabancılaşmayı yaşadığında şehrin dışına çıkabiliyor ve ona o aslında var olmayan noktadan bakabiliyorsun. Çünkü ne kadar kandırsan da kendini, ne kadar uzaklaşsan da, uzaklaştırsan da kendini, hala onun içindesin, hala ona aitsin ve hala aynı dili konuşuyorsun onunla. Anlamamazlıktan gelemiyorsun o yüzden de, o seninle konuştuğunda.

Çok fazla sürmüyor bu kopuş, sonra yine tanıdık bir şarkı, bildik bir yüz, alışıldık bir hareket tutup geri getiriyor seni. Kaçabiliyorsun ama saklanamıyorsun. Ne kendini ondan, ne onu kendinden koparıp atabiliyorsun. Köklerin çok derinlerde başın toprağın üzerinde olsa bile, gidemiyorsun başka şehirleri özlesen bile.

9.4.7.15.30.a.nevizade

anahtar kelimeler: romen rakamını kim bulmuştur kim

iyi günler sevgili okuyucular, bir anahtar kelimeler programında daha az pişmiş yorumcumuz zolkan vızılöz ile beraberiz. evet sayın vızılöz, hiç vızıldama ile zaman kaybetmeyip hemen anahtar kelimelerimize geçelim dilerseniz?

dilemezsem?

evet anahtar kelimelerimiz: romen rakamını kim bulmuştur kim

burada arayıcı gugıl'a sesleniyor. bir sabırsızlık, bir iç yanması söz konusu. arayıcının ciğerini dağlamış bu soru. 'kim bulduysa söylesin artık çıldırıciğim diyor kendisi'. en yakın zamanda bu sorunun cevabını bulamazsa 'kırırım lan bu gugıl'ı' diyerek kendini dağlara vurması, bir sonraki aşamada ise her tür rakama yabancılaşarak matematikten sıfır alması kuvvetle muhtemeldir.





peki kendisinin bu acısını dindirmek, karnesine kırık düşürmemek, kendisini milletine faydalı bir vatan evladı haline getirebilmek, ve hatta en temelde ne arattığının farkına vardırmak adına söyleyebilir misiniz, romen rakamını kim bulmuştur?

eski yunanlılar.

höst.

şiştin dimi?

ama, ama?

öyle işte.

spor neyin nesidir?

msn'de en verimli tartışmalardan en anlamsız konuşmalara yelken açtığım biricik dostum güzel insan neslinyannan yine fantastik bir diyaloğa imza attık az önce. Bu güzel konuşmamızda ampirik yollardan sporun ne olup olmadığına karar verdik. afiyet olsun:

alan strang says: (21:33:44)sen nasılsın şekerim

neslihan says: (21:34:00)iyi iyi spor yaptım demin koştum
neslihan says: (21:34:03)iyiyim yani

alan strang says: (21:35:21)nereye koştu n
alan strang says: (21:35:22)?

neslihan says: (21:35:55)bizim ofis yandı da
neslihan says: (21:36:05)itfaiyeye haber vermeye koştuk

alan strang says: (21:42:14)haa
alan strang says: (21:42:18)iyi spor olmuş
alan strang says: (21:42:23)ben de taş taşıdım
alan strang says: (21:42:26)kışlaya

neslihan says: (21:44:17)ne diyosun?

alan strang says: (21:45:07)ne diyorum hakkaten
alan strang says: (21:45:13)spor diyorum
alan strang says: (21:45:17)ruhun şeyidir
alan strang says: (21:45:27)müzik ruhun gıdasıysa spor nesidir?
alan strang says: (21:45:30)hadi bakalım

neslihan says: (21:45:46)spor vücudun gıdasıdır
neslihan says: (21:45:48)o da gıda yani
neslihan says: (21:45:57)kasların gıdası
neslihan says: (21:46:05)yoo diil
neslihan says: (21:46:06)o yemek

alan strang says: (21:46:29)dimi bak olmuyo
alan strang says: (21:46:39)spor vücudun müzigi midir?

neslihan says: (21:46:40)spor da bişeyi ama
neslihan says: (21:46:48)hayır

alan strang says: (21:46:56)niye ne güzel işte

neslihan says: (21:47:02)spor ruhun antıtoksinidir
neslihan says: (21:47:22)ama sporun gıda olmadığı konusunda hemfikiriz
neslihan says: (21:47:58)müzik gıdaysa, spor gıda diilse, müzik ruhun gıdasıysa spor ruhun gıdası diildir

alan strang says: (21:48:00)evet

neslihan says: (21:48:15)spor müzik de diildir

alan strang says: (21:48:15)tüketiyo spor
alan strang says: (21:48:23)ama güçlendiriyo
alan strang says: (21:48:27)bi yandan da
alan strang says: (21:48:38)spor ruhun, öldürmeyen güçlendiriridir.

neslihan says: (21:48:40)çünkü müziin spor ya da sporun müzik olması için ikisinin aynı kategoride yani gıda kategorisinde olması lazım

alan strang says: (21:48:43)olmadı sanırım

neslihan says: (21:48:44)o zaman karşılarştırabiliriz
neslihan says: (21:49:06)onun için müzik gıdayken spor kakadır
neslihan says: (21:49:12)müzik girer spor çıkar

alan strang says: (21:49:21)spor vücudun güldürürken düşündüren

neslihan says: (21:49:31)kakasıdır
neslihan says: (21:49:51)mzik girer spor çıkar

alan strang says: (21:49:57)olmaz ki kaka. müzik ruhun nesiyse spor vücudun osu değildir
alan strang says: (21:50:02)kaçak oynadım biraz

neslihan says: (21:50:06)spor gıda diildir
neslihan says: (21:50:11)gıdanın tersidir
neslihan says: (21:50:14)antigıdadır

alan strang says: (21:50:18)tam tersi de değil ama

neslihan says: (21:50:27)çocum senin kafan karıştı
neslihan says: (21:50:40)spor yiğidin kamçısıdır

alan strang says: (21:50:45)spor vücudun en iyi dostudur gibi

neslihan says: (21:50:58)aslında olabilir kamçı ya

alan strang says: (21:51:00)spor vücudun rezil de eder vezir de ?

neslihan says: (21:51:03)koştukça koşasın gelir mesela

alan strang says: (21:51:04)kamçı olabilir
alan strang says: (21:51:13)çok da kamçılamamak gerekir

neslihan says: (21:51:14)kamçı iyi
neslihan says: (21:51:16)hah işte
neslihan says: (21:51:20)çok kamçılayınca nolur

alan strang says: (21:51:23)acır

neslihan says: (21:51:27)vucıt ölür

alan strang says: (21:51:33)tuz dökülür

neslihan says: (21:51:34)kaslar erir

alan strang says: (21:51:36)keçi yalar
alan strang says: (21:51:43)kaslar böyle folloş olur
alan strang says: (21:51:47)kopar gider

neslihan says: (21:51:51)onun için spor keçinin gıdaıdır
neslihan says: (21:51:59)sporla kalkan yol alır

alan strang says: (21:52:24)ama sonunda başladığı noktaya varırsa alınan yol sıfır olur
alan strang says: (21:52:36)spor biraz da avucunu yalamaktır

neslihan says: (21:52:43)sporla bir arpa boyu yol gitmemek

alan strang says: (21:52:44)spor vücuda kandırık yapmaktır aslında dimi?

neslihan says: (21:52:54)hatta spor yap yap sonra bi yapma
neslihan says: (21:52:59)esas o zaman folloş olursun

alan strang says: (21:53:02)dimi
alan strang says: (21:53:15)spor bazen de iki ucu boklu değnektir bence
alan strang says: (21:53:25)mesela sen spor diye boks yaparsan
alan strang says: (21:53:33)ya da mesela vücud geliştirme
alan strang says: (21:53:40)saçma sapan birşey olursun sonunda

neslihan says: (21:53:46)spordan iyisi şamda kayısıdır ama
neslihan says: (21:53:59)saçma sapan olmazsın da
neslihan says: (21:54:03)çok da harika olmazsın

alan strang says: (21:54:07)iyi karar vermelisin
alan strang says: (21:54:14)satranç da spor dersen

neslihan says: (21:54:15)silverster stallon görünüşlü bi kızı kim ister

alan strang says: (21:54:18)götgöbek olursun

neslihan says: (21:54:20)sıçar
neslihan says: (21:54:23)ahah

alan strang says: (21:54:24)kocaman olursun

neslihan says: (21:54:34)satrancı nasıloynadıına bağl o

alan strang says: (21:54:40)demek ki beyin jimnastiği spor değil
alan strang says: (21:54:48)bi tane pinponlu satranç vardı

neslihan says: (21:54:49)satranç oynarken koşarsan olur

alan strang says: (21:55:00)ama aslında bi tur pinpon bi tur satranç oynuyolar
alan strang says: (21:55:08)öyle spor türünü ben de geliştiririm
alan strang says: (21:55:14)bokslu koşu

neslihan says: (21:55:20)ya da futbollu

alan strang says: (21:55:23)vücut geliştirmeli atletizm

neslihan says: (21:55:34)hem o zaman futbolda kaybettiin aklı satrançta kazanırsın

alan strang says: (21:55:34)futbollu tenis

neslihan says: (21:55:42)futbol oynarken aptal u derler
neslihan says: (21:55:47)sonra hemen çakarsın bi şahmat
neslihan says: (21:55:52)vof akla bak derler
neslihan says: (21:55:56)ikisi dengeler

alan strang says: (21:56:17)o zaman spor kendi olarak güzeldir diyebilir miyiz?
alan strang says: (21:56:35)saçmasapan spor türleri icat etmemeliyiz

neslihan says: (21:56:56)spor sonbaharda açan güldür
neslihan says: (21:57:01)ay yok

alan strang says: (21:57:02)adam gibi sporumuzu yapmalı, süpersonik fikirlerimizi daha faydalı yerlere kanalize etmeliyiz

neslihan says: (21:57:18)spor dalında güzeldir

alan strang says: (21:57:27)her sporcu kendi dalında güzeldir

neslihan says: (21:57:29)bokunu çıkarmayalım başka başka sporlar bulup

alan strang says: (21:57:30)ahahıı
neslihan says: (21:57:33)vuauahsafd
alan strang says: (21:57:48)blog'a koyacam ben bu konuşmayı

Salı, Mart 27, 2007

anahtar kelimeler: ilk treni kim bulmuştur?

evet, bugün yanımızda ünlü lokomotiflerden zolkan vızılöz var?

adım volkan.

evet sayın vızılöz, settülbahir'den bir okuyucumuz sormuş 'ilk treni kim bulmuştur'?

valla ben diyeyim alexander graham, siz deyin alehandro amenabar. siz demeyin. volkan adım.

peki bakalım bir soru da benden, son treni kim bulmuştur?

en güzel tren, henüz bulunmayan tren, en güzel fren henüz bakılmayan fren, en güzel müren zeki mürendir.

zolkan bey biraz işkembeden sallar gibi bir haliniz var, bize işkembelerden bahsedebilir misiniz?

bahsedebilirim tabi. işkembeler işkembelerimiz. ilk işkembeyi abdullah lale bulmuştur, lale devrinde. eskiden kelle paça falan yoktu bi tuzlama vardı. bi daha adımı yanlış söylersen karnını deşecem.

peki tren işkembe bağlamında türkiye'nin sosyopolitik durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
çok feci.

hay dimağınızı öpeyim, detaylı yorumlarınız için teşekkür ediyoruz. son olarak zolkan vızılöz için bi alkış alalım?
-hürraaaaaaeeeeeeee-
hepinizi ben.

dost acı söyler

cem karaca 45'liklerinden sonra erkin koray'a geçtim bu hafta. o dönem yapılan müziklerin büyük bir kısmının hastası olsam da sanırım cem karaca'yı daha çok seviyorum.

karizmaya gelelim

erkin koray'ın da pek hoş parçaları var, favorilerim kızları da alın askere, çiçek dağı, krallar, tımbıllı -böyle gider bu- ama bazen çok arabesk oluyor hoşuma da gitmiyor. zaten koray'ın şarkıları daha çok sevdiğim gitti, acılıyım, dertlerime derman yok, saçlarım beyazladı, aşkımız bitecek vs. daha acılı konular. cem karaca daha bir anadolu rock haydi yiğitler, atlarımıza bindik gidiyoruz, yallah hücum daha kahramanlar genel olarak. o da gerçi sonradan fazla politik oldu hiç sevemedim yeni hallerini, erkin koray da aynı şekilde 'akrebin gözleri' hala rüyalarıma girer.

daha bir çiçek çocuk, ama hınzır da

neyse efenim uzun lafın kısası 65-75 arası türk müziğini tanıyalım sevelim, sevdirelim. bu arada mustafa özkent'in gençlik ile elele adlı saykodelik türk fankı tarzındaki akılalmaz albümü tekrar keşfedilip bize sunulmuş, bu sayede öğrendim ben de ve sadece 'yuh' diyebildim. abi sen ne yaptın?

çift baterinin muhteşem uyumu, gitarlar, baslar, o enerji o tempo, bir de hepsini sen 1 günde yap, olacak iş mi? olayın komik yanı ise adamların kayıt sırasında nasıl birşey yaptıklarının farkında olmamaları. neyse, dinlemeyene adam demiyorum ben.

it değiliz biz ki dağa küselim
öküz değiliz ki bağı sökelim

sonra neden...

bremen'deki türklerden birinin istemdışı -istemdışı olarak değil de fark etmeden diyelim- kurduğu bir cümleye takıldım kaldım. şimdi bu arkadaş sokakta, okulda, barlarda bir sürü güzel kız görüyor. ama gelin görün ki -doğal olarak- bu kızların hepbirinin bir erkek arkadaşı var dolayısıyla az sonra o fantastik cümleyi kuracak arkadaşa kimse bakmıyor.
arkadaşımız -adı süleyman olsun- ise isyanını şu naçizane cümle ile dile getiriyor:
'sonra süleyman niye 31 çekiyor diyorlar.'
kısa bir mantık zinciri üzerinden 'oxford vardı da biz mi okumadık' ya da 'petrol var da biz mi içtik' mealine gelen bu cümleyi birçok farklı ortamda ve amaçla kullanmak mümkün. bu güzel cümle yapısını -bana ait olmasa da- türk insanının yaratıcı dimağına armağan ediyorum.

Pazartesi, Mart 26, 2007

anahtar kelimeler: ben ve sen almanca ne demektir

yine fantastik bir arama tümcesi ile karşı karşıyayız. insan bir 'türkçe almanca sözlük' falan aratır di mi? yok. bir tek ben ve sen. nasıl bir cümle kuracaktı ben ve sen ile acaba merak ettim.
neyse yine de hizmetten kaçmayalım
ben: ich
sen: du
ve hatta
o: er/ sie/ es
biz: wir
siz: ihr
onlar: sie

Salı, Mart 20, 2007

sapıtık blog

son üç gündür blog'a bir haller oldu. günde nşa 30-40 kişinin girdiği bloga cumartesi günü 94 kişi birden girdi. oh ne güzel dedim ama fazla üzerinde durmadım. buna bana mısın demeyen ziyaretçiler sayılarını 124'e çıkararak pazar günüsü tracking tarihinin en yüksek rakamına ulaştırdılar blogu. vay beee dedim bu sefer fekat hemen bir gün sonra ne göreyim, sen bir günlük rekoru bir daha kır, 133 ziyaretçi bu sefer. herhalde internetin ayarları bozuldu ya da evlerde televizyonlar telefonlar çalışmıyor da insanlar internete giriyorlar diye düşündüm. kolay kolay da geçemem bu rakamı diye düşünürken ben az önce itibariyle bugün de 133 kişinin tıkladığını gördüm en sevdiğim bloguma, ve daha günün bitmesine bir saat var, yani bir kişi daha bile girse arka arkaya üçüncü günlük hit rekoru olacak. blog sahibi olmam yanında istatistik manyağı olmam açısından da enteresan bir gelişme. tabi bu arada geçen hafta haftalık ziyaretçi rekoru da -660 kişi- kırıldı, aylık rekor ise hala 1791 ziyaretçiyle geçtiğimiz aralık ayına ait. bakalım neler olacak?

günaydın five senses

gün geçmiyor ki gazetelerde five senses ile ilgili bir haber çıkmasın. Bu benim takip edebildiğim üçüncü haber şu ana kadar. iki tane de maison francaise -bunun yazılışını öğreneceğim bir gün- bir de natura diye bir dergide çıkmıştı. Sabah'ın Günaydın eki baskıdan taze çıkmış yeni fotoğraflarımızı ve açıklama metinlerimizi kullanaraktan bir haber yapmış. sağolsunlar.

Lowline
Avşar Gürpınar'ın 'Lowline' adlı tasarımının Türkçe adı 'çömelmelik'... -evet-
Tasarım, yere yakın bir oturma birimi olarak tanımlanıyor. -çok düşündük nasıl tanımlasak nasıl tanımlasak, ahmet dedi böyle tanımlayalım, iyi dedim-
Esnafın dükkan önüne attığı ya da sokaktaki kahvehanelerde kullanılan alçak taburelerden ve Türkler'e özgü çömelme hareketinden yola çıkan Gürpınar -estağfurullah, avşar diyebilirsiniz-, eski ve unutulmaya yüz tutmuş alışkanlıkları yeniden, farklı bir biçimle yorumlamış -vay beee- .

anahtar kelimeler: rüyada orangutan görmek


rüyada orangutan görmek modern hayatın prangalarından daraldığınıza, ilkel hayata ve doğaya dönmek istediğinize ve kıçınızın açıkta kaldığına dalalet eder. pazar günü pikniğe gidin.